1. Taraflar arasındaki şikâyet isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Çorum İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen takibin iptaline ilişkin karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına direnilmiştir. 2. Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. İNCELEME SÜRECİ Borçlu İstemi: 4. Borçlu vekili şikâyet dilekçesinde; İskilip Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/274 E. sayılı dosyasında müvekkili banka aleyhine açılan menfi tespit davasında davanın kabulüne ve müvekkili banka aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedildiğini, mahkeme kararının taraflarınca temyiz edildiğini, alacaklı tarafından kararın kesinleşmesi beklenmeksizin Çorum 4. İcra Müdürlüğünün 2013/3606 E....
Hukuk Genel Kurulu 2019/239 E. , 2022/675 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki şikâyet isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Çorum İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen takibin iptaline ilişkin karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına direnilmiştir. 2. Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. İNCELEME SÜRECİ Borçlu İstemi: 4. Borçlu vekili şikâyet dilekçesinde; İskilip Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/274 E. sayılı dosyasında müvekkili banka aleyhine açılan menfi tespit davasında davanın kabulüne ve müvekkili banka aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedildiğini, mahkeme kararının taraflarınca temyiz edildiğini, alacaklı tarafından kararın kesinleşmesi beklenmeksizin Çorum 4. İcra Müdürlüğünün 2013/3606 E. sayılı dosyasında müvekkili banka aleyhine ilâmlı takip başlatıldığını, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun (İİK) 72. maddesine göre menfi tespit davasını kazanan ve lehine tazminata hükmedilen alacaklı veya borçlu, menfi tespit ilâmı kesinleşmedikçe, tazminat (ve yargılama giderleri) için ilâmlı icra takibi yapamayacağını, kesinleşmeden icraya konulamayacak bir ilâmın kesinleşmeden icraya konulması hâlinde süresiz şikâyete tâbi olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.11.1990 tarihli ve 1990/12-446 E., 1990/564 K. sayılı kararında da Borçlunun, borçlu olmadığını kanıtlamak için açtığı olumsuz tespit davası sonunda alınan ilamın (davacının davalı alacaklıya borçlu olmadığını) hükme bağlayan bölümü bir tespit niteliğinde olduğundan ayrı takip konusu yapılamaz. Ancak alınan ilamın borçlu yararına hükmedilen yargılama giderleri ve tazminata ilişkin bölümü ise ilamda yazılı miktarın davalıdan alınmasına ilişkin bir tahsil (eda) hükmü niteliğindedir. Bu sebeple ilamlı takibe konu yapılması gerekir. İİKnın 72. maddesinin 5. fıkrasında işin esası ile ilgili olarak icranın kısmen veya tamamen eski hale iadesi ilamın kesinleşmesine bağlanmıştır. Tazminat ve giderler ise işin eklentileridir, ilamın esası kesinleşmeden infaz edilemeyeceğine göre, eklentilerinin de kesinleşmeden infaz edilemeyeceği doğaldır şeklinde karar verildiğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklı Cevabı: 5. Alacaklı vekili usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap vermediği gibi duruşmaya da katılmamıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. Çorum İcra (Hukuk) Mahkemesinin 23.07.2013 tarihli ve 2013/486 E., 2013/540 K. sayılı kararı ile; olumlu (müsbet) ve olumsuz (menfi) tesbit hükümlerinin yargılama giderleri ve avukatlık ücretine ilişkin kısmının ayrık olarak (istisnaen) cebri icra kabiliyetine sahip olduğundan yani eda hükmünü içerdiğinden 12.11.1979 tarihli ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kesinleştikten sonra ilâmlı icra yolu ile icraya ...