Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.04.2017 tarih ve 2015/303 E- 2017/274 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin reddine-kısmen kabulüne, kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.10.2020 tarih ve 2017/5439 E- 2020/1594 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi katılma yolu ile temyiz talebinde bulunan davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin 29/03/2013 tarihinde davaya konu aracı ilk malikinden aldığını, ilk malikinin ise bu...
11. Hukuk Dairesi 2020/8521 E. , 2022/4024 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.04.2017 tarih ve 2015/303 E- 2017/274 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin reddine-kısmen kabulüne, kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.10.2020 tarih ve 2017/5439 E- 2020/1594 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi katılma yolu ile temyiz talebinde bulunan davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin 29/03/2013 tarihinde davaya konu aracı ilk malikinden aldığını, ilk malikinin ise bu aracı 22/03/2013 tarihinde bayiden satın aldığını ve aracın halen garantisinin devam etmekte olduğunu, aracın alınmasından bir süre sonra araçta sürekli arızalar meydana çıktığını ve bu nedenle servise gitmek durumunda kaldıklarını, bu süreçte araçta dört kez kavrama değişimi yapıldığını, üç kez de şanzıman sökülüp takıldığını ve bir kez de şanzımanın değiştirildiğini, araçtaki sorunun tam olarak giderilemediğini, servis fişlerinde gösterilen arızaların çoğunun devam ettiğini ve araçtan istenen verimi bir türlü alamadıklarını ileri sürerek, aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesini, mümkün değilse araç için ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; aracın 22/03/2013 tarihinde trafiğe çıktığını, 02/03/2015 tarihli son servis kaydına göre 77.042,00 km yol yaptığını, aracın hem otomatik, hem manuel olarak yönetildiğini, bu tip araçlarda devriyaj pedalının bulunmadığını, araçta koruma programının bulunduğunu, sisten ve şanzımanı koruma amaçlı olarak programın devreye girip sürüşü koruma amaçlı kesintiye uğratabildiğini, bu durumun da ikaz lambası ile sürücüye bildirildiğini, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, giderilmeyen bir arızanın da olmadığını, davanın kötüniyetli olarak açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu aracın 22/03/2013 tarihli fatura ile 81.723,74 TL karşılığında satışının yapıldığı, araçta meydana gelen şanzıman arızası nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 11.maddesine göre garanti kapsamında ücretsiz onarım yapılarak problemin çözülmeye çalışıldığı, aracın yedi kez yetkili servise götürüldüğü, dört kez kavramasının, bir kez mekatronik, bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği fakat arızanın halen devam ettiği, 6502 sayılı Kanun'un 56/3 maddesi ve 11. maddesinde yer alan seçimlik haklar gözetildiğinde, davacının aracın...