Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26.11.2018 tarih ve 2017/350 E- 2018/414 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.10.2020 tarih ve 2019/469 E- 2020/873 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının 2016/31033 numaralı İVDCEPTE ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkili adına tescilli ve tanınmış cep ibaresini taşıyan markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer...
11. Hukuk Dairesi 2021/215 E. , 2022/4025 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26.11.2018 tarih ve 2017/350 E- 2018/414 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.10.2020 tarih ve 2019/469 E- 2020/873 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının 2016/31033 numaralı İVDCEPTE ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkili adına tescilli ve tanınmış cep ibaresini taşıyan markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, bu benzerliğin iltibasa sebebiyet vereceğini, tescil başvurusunun kötü niyetli yapıldığını, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazının, diğer davalı TPMK YİDKnın 26.07.2017 tarih ve 2017-M-6050 sayılı kararı ile reddedildiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin ivdcepte ibareli markası ile davacının "cepte" ibareli markaları arasında bir benzerliğin bulunmadığını, "cep" ibaresinin günlük hayatta sıkça kullanılan bir kelime olduğunu, tarafların sektörlerinin de birbiri ile ilgisiz bulunduğunu, markanın esas unsurunun İVD ibaresi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "İVDCEPTE" ibareli marka başvurusu ile davacının "CEP" ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, tanınmışlık iddiası açısından ise tarafların marka işaretlerinin benzemediği gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hususlarının kanıtlanmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; "İVDCEPTE" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlam...