Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.12.2018 tarih ve 2017/144 E- 2018/950 K. sayılı kararın birleşen davada davacı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.10.2020 tarih ve 2019/417 E- 2020/921 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi birleşen davada davacı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2022 günü hazır bulunan asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,...
11. Hukuk Dairesi 2020/7537 E. , 2022/4274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.12.2018 tarih ve 2017/144 E- 2018/950 K. sayılı kararın birleşen davada davacı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.10.2020 tarih ve 2019/417 E- 2020/921 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi birleşen davada davacı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2022 günü hazır bulunan asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili; müvekkilleri ile davalı banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, ekonomik bir takım sıkıntılar nedeni ile davacıların ödemelerini zamanında yapamamış olduğunu ve haklarında icra takibine geçildiğini, dava konusu takip kapsamında % 30 temerrüt faizi ve % 5 gider vergisi talep edildiğini, bu faiz oranlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6095 sayılı Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120. maddelerine göre ticari krediler dahi temerrüt faiz oranının avans faizi oranının % 100'ünden fazla olamayacağını, faiz oranının hakkaniyete ve hukuka uygun orana çekilmesi gerektiğini ileri sürerek % 39 olan temerrüt faizinin yasaya uygun hale getirilerek % 19 olarak belirlenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; açılan davayı kabul etmediklerini, davacıların kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlunun ödemelerini aksatması üzerine ihtarname keşide edilip davacı kefiller hakkında takip başlatıldığını, kredi genel sözleşmesinin 6. ve 12. maddelerindeki düzenleme gereği davalının tarafların anlaşarak imzaladıkları sözleşmeye göre temerrüt faizi ve oranını belirleme hakkının olduğunu, ticari işlerde temerrüt faiz oranının serbestçe belirlenebildiğini, TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki düzenlemelerin ticari işler bakımından uygulanabilirliği bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili; davalıların takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalılar vekili; davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin tarafları ve niteliği itibari ile uygulanması gereke...