Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 07.05.2018 tarih ve 2016/603 E. - 2018/519 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.10.2020 tarih ve 2018/1600 E. - 2020/822 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2007 yılından beri kullandığı ve aynı zamanda ticaret unvanının ayırt edici kısmını teşkil eden "LİMA YAPI" ibaresinin marka olarak 37.sınıfta tescili için marka başvurusunda...
11. Hukuk Dairesi 2021/213 E. , 2022/4295 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 07.05.2018 tarih ve 2016/603 E. - 2018/519 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.10.2020 tarih ve 2018/1600 E. - 2020/822 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2007 yılından beri kullandığı ve aynı zamanda ticaret unvanının ayırt edici kısmını teşkil eden "LİMA YAPI" ibaresinin marka olarak 37.sınıfta tescili için marka başvurusunda bulunduğunu, marka başvurusunun davalıya ait 2013/32913 sayılı "LİMA" ibareli markaya dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini, müvekkili şirketin "LİMA YAPI" markasını 2007 yılından bu yana 37.sınıfa dahil olan pek çok hizmet bakımından ticaret hayatında fiilen kullandığını, 556 sayılı KHK'nın 8/3.maddesi anlamında öncelik hakkına sahip olduğunu, davalı tarafa ait olan "LİMA" ibareli marka ile müvekkili şirketin öncelik hakkı sahibi olduğu "LİMA YAPI" ibaresinin görsel, işitsel ve anlamsal olarak birebir aynı olduğunu ve markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu markanın, müvekkili şirketin 2007 yılından beri aktif bir şekilde kullanmış olduğu ticaret unvanını, bir başka ifade ile sınai mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ve 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesi gereğince de hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2013/32913 sayılı markanın 37. sınıf hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, müvekkili şirketin 2013 yılında kurulduğunu, o tarihten beri yoğun biçimde faaliyetlerini yürüttüğünü, davacı ile müvekkilinin iştigal alanlarının ve çalıştıkları bölgelerin birbirlerinden çok farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret unvanında bulunan Lima ibaresi dışındaki unsurların davalı ticaret unvanında bulunmadığı, ayrıca davacı tarafça ticaret unvanının bilinir ve yaygın olduğu ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir. Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının delillerinin 556 sayılı KHKnın 8/3 maddesi gereği ayırt ediciliğin kazanıldığı ve davalının kötü niyetli olduğu iddiasını ispata yeterli olmadığı, davacının ticaret unvanını sicil ile...