Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/10910 · K. 2022/10584
Yargıtay5. Hukuk Dairesi

E. 2021/10910 K. 2022/10584

E. 2021/10910K. 2022/1058413 Haziran 2022
icra takibibozma kararıitirazın iptalikat irtifakıirtifak hakkıkat malikleri kurulukat mülkiyetikazanılmış hakaidat borcuortak gider alacağıbağımsız bölümdava ehliyetiicra takibine itiraz
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi (Kanun Yararına Temyiz Bürosu) Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün kanun yararına Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Davacı Piramit Sitesi B Blok Yönetimi ile davalılar arasındaki itirazın iptali istemli davada Aydın 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce 2012/102 E, 2018/662 K sayılı kararı ile davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine dair miktar itibariyle kesin olarak verilen kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 09/09/2021 tarihli ve 24656 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki bilgi ve belgeler okunup gereği düşünüldü. Davacı tarafından ortak gider aidat borcu nedeniyle davalılar aleyhine başlatılan icra takibine itiraz...

Karar Metni

5. Hukuk Dairesi 2021/10910 E. , 2022/10584 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi (Kanun Yararına Temyiz Bürosu)

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün kanun yararına Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R -

Davacı Piramit Sitesi B Blok Yönetimi ile davalılar arasındaki itirazın iptali istemli davada Aydın 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce 2012/102 E, 2018/662 K sayılı kararı ile davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine dair miktar itibariyle kesin olarak verilen kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 09/09/2021 tarihli ve 24656 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki bilgi ve belgeler okunup gereği düşünüldü. Davacı tarafından ortak gider aidat borcu nedeniyle davalılar aleyhine başlatılan icra takibine itiraz etmesi sonucu icra takibinin durdurulduğu bu nedenle davalıların yaptığı itirazın iptalinin istenildiği, mahkemece davanın reddine dair verilen 21/10/2009 tarihli kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi'nin 2010/4894 E, 2010/10882 K sayılı kararı ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesine göre kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça anataşınmazın ortak giderlerini ve bununla ilgili avansı ödemekle yükümlüdür. Kat irtifakı kurulmuş olan 4 nolu parsel üzerinde yer alan blokların kat maliklerince anılan Kanun'un 34. maddesi uyarınca atanmış olan yöneticinin veya bu parseldeki her bir kat irtifakı hakkı sahibinin anataşınmazın genel gider payını ödemeyen kat malikine karşı icra takibi yapmak ve dava açmak hak ve yetkisi vardır. Mahkemece bu yönler gözetilerek tüm kanıtlar toplanarak davanın esasının incelenmesi oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece 24/12/2010 tarihli karar ile bozma öncesi kararında direnilmesine karar verilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/18-633 E, 2011/620 K ile Davaya konu bağımsız bölümlerin bulunduğu bloktaki kat malikleri kurulunun seçip atadığı yöneticinin; o bloğa ilişkin ortak gider alacağına yönelik icra takibinde bulunma ve dava açma hak ve ehliyetine sahip olduğu, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunduğu açıktır. Mahkemece, işin esasına girilip, tarafların delilleri toplanmak suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken, aksine gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. O halde, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulan yargılama neticesinde davanın aktif husumet yokluğundan reddine kesin olarak karar veri...

Benzer Kararlar

Yargıtay5. Hukuk Dairesi

E. 2022/4917 · K. 2022/10592

13 Haziran 2022

Yargıtay5. Hukuk Dairesi

E. 2021/15122 · K. 2022/9627

30 Mayıs 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9274 · K. 2022/5390

7 Haziran 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9286 · K. 2022/6076

23 Haziran 2022

Yargıtay5. Hukuk Dairesi

E. 2022/1551 · K. 2022/13843

12 Ekim 2022

Yargıtay4. Hukuk Dairesi

E. 2022/7205 · K. 2022/10830

26 Eylül 2022