Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin açılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair verilen önceki tarihli kararın, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda bozulması üzerine, Yerel Mahkeme tarafından bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Kadastro sonucunda İncesu ilçesi, Küllü köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli 108 ada 55 parsel sayılı 165.470 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar...
1. Hukuk Dairesi 2021/4755 E. , 2022/4793 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin açılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair verilen önceki tarihli kararın, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda bozulması üzerine, Yerel Mahkeme tarafından bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Kadastro sonucunda İncesu ilçesi, Küllü köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli 108 ada 55 parsel sayılı 165.470 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar çekişmeli taşınmaz içerisinde kalan bir kısım yerlerin murisleri tarafından noterlikte düzenlenen 17.07.1973 tarihli ve 507 yevmiye numaralı senetle önceki zilyedinden satın alındığını, zilyetliğin 50-60 yıldan beri eklemeli biçimde kendilerinde bulunduğunu açıklayarak, taşınmazın çekişmeli bölümlerine ilişkin tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kadastro tespitinin doğru yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/05/2012 tarihli, 2010/1113 Esas, 2012/113 Karar sayılı kararıyla davacıların iddia ettiği zilyetliğin kadastro tespit tarihinden sonra başladığı, tespit gününden evvel 20 yıl nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla sürdürülmeyen zilyetliğin iktisaba elverişli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda izahı yapılan kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Bozma Kararı İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/05/2012 tarihli, 2010/1113 Esas, 2012/113 Karar sayılı kararı, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.07.2013 tarihinde verdiği 2012/11822 Esas, 2013/10742 Karar sayılı kararı ile: "Gerek, kadastro mahkemeleri, gerekse genel mahkemelerde iptal tescil veya kadastro tespitine itiraz davalarında tarafların haricen düzenlenen senet, noter senedi, vergi kaydı, tapu senedi gibi belgelere dayandığı takdirde, bu belgelerde yazılı olan sınırların dikkatlice ve kapsamlıca uygulanması gerekir. Bunun için öncelikle nizalı taşınmaz ve çevresini iyi bilen yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişilere senedin mevkii ve sınırlarının okunması senette yazılı olan her sınır hakkında, her yönde kapsamlı bilgiler alınması, ayrıca, komşu parsellere uygulanan aynı şekilde belgeler var ise o belgelerin de bu yönde neyi ve kimi okuduğunun belirle...