7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır" hükmü ile 6099 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen "bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmü ve aynı Kanun'un 28. maddesinde düzenlenen "Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır." şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak, yokluğunda verilen kararın sanığın dosyadaki bilinen en son adresi olan 17.09.2015 tarihli sorgusunda bildirdiği "... Mahallesi ... Sokak No: 24/6 .../..." adresinden taşındığından bahisle iade edilen tebligattan sonra, tebligat tarihi itibarıyla MERNİS adresi bulunmayan ve yapılan araştırmalara göre başkaca adresi...
11. Ceza Dairesi 2022/4002 E. , 2022/12631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır" hükmü ile 6099 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen "bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmü ve aynı Kanun'un 28. maddesinde düzenlenen "Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır." şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak, yokluğunda verilen kararın sanığın dosyadaki bilinen en son adresi olan 17.09.2015 tarihli sorgusunda bildirdiği "... Mahallesi ... Sokak No: 24/6 .../..." adresinden taşındığından bahisle iade edilen tebligattan sonra, tebligat tarihi itibarıyla MERNİS adresi bulunmayan ve yapılan araştırmalara göre başkaca adresi de tespit edilemeyen sanığa ilanen tebliğ edilmesi gerekirken, daha önce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmadığı halde sorguda bildirdiği adresi ve eski MERNİS adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olması nedeniyle, öğrenme üzerine sanığın 18.11.2020 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek ve 25.11.2020 tarihli ek karının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCKnin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 22.09.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMKnin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 15.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.