Taraflar arasında görülen davada Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.06.2020 tarih ve 2017/273 E. - 2020/128 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.10.2020 tarih ve 2020/943 E. - 2020/1264 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği...
11. Hukuk Dairesi 2020/8166 E. , 2022/4889 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.06.2020 tarih ve 2017/273 E. - 2020/128 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.10.2020 tarih ve 2020/943 E. - 2020/1264 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalının davacı ile paydaş olduğu ve kuyumculuk faaliyetlerini yürüttüğü 1033 ada, 3, 4 ve 8 parsellerde kayıtlı taşınmazların ipotek verilerek Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş.'den davalı tarafından kredi kullanıldığını, ipotek edilen taşınmazların 1/2 payı davacıya ait olduğundan, taahhütname ile tüm sorumluluğu davalının üstlendiğini, ancak ipotekler nedeniyle zarara uğradığını, bu nedenle başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; kredi borcunun müvekkilinin borcu olduğunu, davacının müvekkiline borçlarını ödememesi nedeniyle taahhütnamenin gereğinin yerine getirilemediğini, ipotekli hisselerin ipotek nedeniyle satılmayıp davacının ilamlı borcu nedeniyle satıldığını, müvekkilinin davacıya sık sık borç verdiğini, 87 kilo altın alacağı olduğunu, alacakları nedeniyle davacıya karşı 08/03/2012 tarihinde dava açtığını, kesinleşen ilam ile icra takibi başlatıldığını ve dosyadan Türkiye Ekonomi Bankası'na ipotekler nedeniyle 13.000.000,00 TL ödendiğini, bu işlemlerle esasında müvekkilinin kendi şirketi üzerinde kendi parası ile kendine ait banka borcunu kapatması olduğunu, müvekkilinin Çorum 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1792 Esas sayılı dosyası nedeniyle davacıdan halen alacaklı olduğunu, ibraname ve imzaya itiraz ettiklerini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, davanın itirazın iptali davası olarak kabulü halinde müvekkilinin davacıdan 126 kg altın alacağı bulunduğunu, bu dosya ile mahsup yapılmasını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ipoteğin fekkinden feragat etmesiyle birlikte taahhütnameden de feragat etmiş olduğu, bu hali ile davaya konu icra takibinin dayanağı olan taahhütname başlıklı belgenin de geçerliliğinin kalmadığı, davacının 13.000,000,00 TL'yi elden ödediği iddiasının ise davacının sosyal ekonomik durumu,...