1. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin ikinci fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra gereği...
Hukuk Genel Kurulu 2019/775 E. , 2022/962 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin ikinci fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bir kamu iktisadi kuruluşu olan ve sermayesi Devlet Hazinesine ait bulunan TPAO tarafından kurulmuş bir akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, 13.05.2008 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokol ile taraflar arasında dağıtıcı bayilik ilişkisinin başladığını, davalının protokol gereğince İzmir İli, Seferihisar İlçesi, Düzce Köyü, Ağaççeşmesi Mevkii 889 parsel sayılı istasyon arazisi üzerine davacı lehine on beş yıl süre ile intifa hakkı tesis etmeyi taahhüt ettiğini, protokol kapsamında davacı şirketin 1.000.000USD+KDV bayilik hizmet bedeli ödemeyi üstlendiğini, davalı şirketin 13.05.2008 tarihli satış taahhütnamesi gereğince davacıdan her yıl asgari 2.000m3 beyaz ürün almayı, her ne sebeple olursa olsun satış taahhüdünü yerine getirmediği taktirde satamadığı beher m3 beyaz ürün için 50,00USD cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme gereğince intifa hakkının tesis edildiğini, müvekkilinin davalıya 1.180.000USD bayilik hizmeti bedelini ödediğini, anlaşma kapsamında taraflar arasındaki 13.05.2008 tarihli protokole göre 2.100.000TL bedelli davacı lehine ipotek tesis edildiğini, diğer davalıların da imzaladıkları kefaletname ile davalı şirketin davacıya olan 1.000.000USD'ye kadar olan borçları için müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile üstlendiklerini, bu şekilde 13.05.2008 tarihli protokol ve 15.05.2008 tarihli on beş yıl süreli intifa sözleşmesinden müteşekkil dikey anlaşma tesis edildiğini, davalı şirketin davacının İzmir bayisi olarak faaliyetine başladığını, bu sırada Rekabet Kurulunun 05.03.2009 tarihli ve 09-09/187-56, 57 sayılı kararına istinaden söz konusu kurumun internet sitesinde 12.03.2009 tarihli duyurusunda akaryakıt bayilik sözleşmesi ile bağlantılı olarak yapılan intifa ve benzer etkiye sahip sözleşmelerin rekabet yasağı süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı ve bu tür anlaşmaların varlığı hâlinde beş yılı aşan süreler bakımından 2002/2 sayılı te...