Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.04.2018 tarih ve 2016/475 E. - 2018/308 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.11.2020 tarih ve 2018/2270 E. - 2020/1165 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile dava dışı takip borçlusunun arasında 19.10.2006 tarihli acentelik sözleşmesinin imzalandığını, davalının da sözleşmenin 56. maddesinde belirtildiği üzere acentenin borçlarını...
11. Hukuk Dairesi 2021/1064 E. , 2022/5086 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.04.2018 tarih ve 2016/475 E. - 2018/308 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.11.2020 tarih ve 2018/2270 E. - 2020/1165 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile dava dışı takip borçlusunun arasında 19.10.2006 tarihli acentelik sözleşmesinin imzalandığını, davalının da sözleşmenin 56. maddesinde belirtildiği üzere acentenin borçlarını ödememesi halinde BK 110. maddesi gereğince borcu ödemeyi kabul ettiğini ve böylece davalının müteselsil borçlu sıfatına haiz olduğunu, sözleşmenin 09.03.2009 tarihinde ihtarname ile feshedildiğini, ancak borcun ödenmediğini, bu nedenle asıl borçlu ve müşterek borçlulara yönelik takibin başlatıldığını, ancak davalının haksız olarak itiraz ettiğini, ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamı ile %20 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalının, davacı ile asıl borçlu arasındaki 19.10.2006 tarihli acentelik sözleşmesine kefil olduğunu, müşterek borçlu olmadığını, davalının zorunlu olarak %1 hisse ile şirkete ortak olduğunu, acente tüm ortakların kefil olmasını zorunlu tuttuğundan sözleşmeyi imzaladığını, kefalet miktarı belli olmadığından kefaletin geçersiz olduğunu, davalının İngiltere'de öğrenci olduğunu, sözleşmenin feshi bildiriminin tebliğ edilmediğini, bir borcunun bulunmadığını, olayda davacının da kusurunun bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve takip tarihi itibariyle davacının 207.274,91 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, sözleşmenin 56. maddesinde "Batılı Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. ortak ve yöneticileri ..., ..., ..., ...ve ... bu acentelik sözleşmesi gereğince yapılacak olan acentelik işlemlerinden dolayı, acentenin şirkete olan borcunun ödenmemesi halinde Borçlar Kanununun 110. maddesi gereğince şirketin ilk yazılı talebi üzerine ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder" düzenlemesinin yer aldığı, bu maddenin altında müşterek ve müteselsil borçlular sıfatıyla davacının da imzasının yer aldığı, bu nedenle davalının müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile bu bedelden sorumlu olduğu, ayrıca takip konusu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 209.276,67 TL üzerinden d...