Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ilişkin verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, ... Efendi Vakfından icareli 210 ada 30 parsel sayılı taşınmazın 2/16 payının ...oğlu ..., 3/16şar payının da ...oğlu ... ile ...adlarına kayıtlı olduğunu, adı geçen kayıt maliklerine İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1993/33 E., 1994/74 K. sayılı kararı ile İstanbul Defterdarının kayyım olarak atandığını, 10 yıllık idare süresinin geçtiğini, 5737 sayılı Yasa'nın 17. maddesi uyarınca anılan payların vakıf adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek, adı geçen kayıt maliklerinin gaipliği nedeniyle anılan payların iptalini ve vakıf adına tescilini istemiştir....
1. Hukuk Dairesi 2022/2061 E. , 2022/5092 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ilişkin verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, ... Efendi Vakfından icareli 210 ada 30 parsel sayılı taşınmazın 2/16 payının ...oğlu ..., 3/16şar payının da ...oğlu ... ile ...adlarına kayıtlı olduğunu, adı geçen kayıt maliklerine İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1993/33 E., 1994/74 K. sayılı kararı ile İstanbul Defterdarının kayyım olarak atandığını, 10 yıllık idare süresinin geçtiğini, 5737 sayılı Yasa'nın 17. maddesi uyarınca anılan payların vakıf adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek, adı geçen kayıt maliklerinin gaipliği nedeniyle anılan payların iptalini ve vakıf adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı, vakfın ve taşınmazın vakfiyesindeki şart ve amaca uygun kullanılıp kullanılmadığının araştırılması gerektiğini, tek başına vakıf şerhi olmasının taşınmazın vakfına döneceği sonucu doğurmayabileceğini, taşınmaza ilişkin tüm kayıtların araştırılması gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın kabulü ile çekişme konusu 210 ada 30 sayılı parselin kayıt malikleri ...oğlu ..., ... oğulları ... ile ...in ayrı ayrı gaipliklerine, ...oğlu ... adına kayıtlı 2/16, ... oğulları ... ile ...adlarına kayıtlı 3/16şar payın iptali ile... Efendi Vakfı adına tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1. TemyizYoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Dairenin 12.01.2017 tarihli ve 2016/18417 E., 2017/185 K. sayılı kararıyla; "Somut olaya gelince; Mahkemece hüküm vermeye yeterli inceleme ve değerlendirme yapıldığını söyleyebilme imkanı yoktur. Şöyle ki, noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgeler uyarınca ... ve ... oğulları ... ve ... adlı şahısların mirasçılarının bulunduğu, anneleri olan ...un kaydının ise tespit edilemediği, kayıt malikleri ile nüfus kayıtları uyarınca tespit edilen kişilerin aynı şahıslar olup olmadığı hususunun aydınlatılmadığı anlaşılmıştır. Hâl böyle olunca, nüfus kayıtları ve çekişme konusu taşınmazın tedavüllü tapu kayıtları uyarınca kayıt malikleri ...oğlu ..., ... oğulları ... ile ...in mirasçısının bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması, kayıt malikleri ile nüfus kayıtları uyarınca tespit edilen ... ve ... oğulları ... ve ... adlı şahıslar ve anneleri ...un aynı şahıslar olup olmadığı hususunun tespit edilmesi ve 5737 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tereddüde yer bırakmayacak biçimde saptanarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazıl...