Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2016/273 Esas, 2019/234 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu kararın taraflarca istinaf edilmesine üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2020 tarihli ve 2020/91 Esas, 2020/93 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme...
9. Hukuk Dairesi 2022/7388 E. , 2022/8174 K.
"İçtihat Metni" BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 5. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2016/273 Esas, 2019/234 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu kararın taraflarca istinaf edilmesine üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2020 tarihli ve 2020/91 Esas, 2020/93 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihâi kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kabul edilen ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 48.673,74 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TLnin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, davacı vekilince dosyaya sunulan temyize cevap dilekçesinde, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.03.2002-16.09.2013 tarihleri arasında davalı Belediyede çalıştığını, davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin muvazalı olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle davacının Belediyenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılması gerektiğini beyanla, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının ve bu alacakların işlemiş faizlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunarak davacının muvazaa iddiasının asılsız olduğunu, çalıştığı dönemlere ilişkin tüm alacaklarının ödendiğini, Belediyenin taraf olduğu toplu iş söz...