Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/2147 · K. 2022/6149
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2147 K. 2022/6149

E. 2021/2147K. 2022/614921 Eylül 2022
bilirkişi raporuhacizicra inkar tazminatıimzaya itirazödeme emritazminatyasal süre
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.09.2020 tarih ve 2016/637 E. - 2020/492 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.02.2021 tarih ve 2021/104 E. - 2021/272 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, banka ile dava dışı borçlu şirket. arasında yapılan sözleşmeler kapsamında bankanın Çiftlik Şubesi'nden ticari krediler kullandırıldığını, davalının ise sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/2147 E. , 2022/6149 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.09.2020 tarih ve 2016/637 E. - 2020/492 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.02.2021 tarih ve 2021/104 E. - 2021/272 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, banka ile dava dışı borçlu şirket. arasında yapılan sözleşmeler kapsamında bankanın Çiftlik Şubesi'nden ticari krediler kullandırıldığını, davalının ise sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamak suretiyle borçtan sorumlu olmayı kabul ettiğini, borçluların borcunu ödememesi üzerine ihtarname çekilerek hesabın kat edildiğini, davalının icra dosyasına haksız ve kötü niyetli itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının ödeme emrinin kendisine tebliğden itibaren yasal süre içinde imzaya itiraz etmediğini belirterek itirazlarının iptaline, takibin devamına, itiraz edilen dava konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takibe dayanak yapılan 25/08/2011 tarihli ve 253710 ve 116253 sıra nolu sözleşmelerdeki imzaların davalıya ait olmayıp imza incelemesi talep ettiklerini, ödeme emrindeki borç miktarı, faizi, faiz oranını ve diğer tüm talepleri kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, alacaklı olduğunu iddia eden bankanın taleplerini karşılayacak miktarda ipotek, haciz, rehin mevcut bulunduğu gibi yapılandırma yoluna gidildiğini, BK ilgili maddeleri doğrultusunda öncelikle bu konularda takip yapılıp, neticesi alındıktan sonra yasal yollara başvurulması gerektiğini, takibin hukuki bir geçerliliğinin mevcut olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ticari krediler sebebiyle asıl alacak ve fer'ilerinin takip tarihi itibarıyla ayrı ayrı hesaplandığı, buna göre belirlenen 8.059.440,84 TL asıl alacağın davalının kefalet limiti kapsamında olduğu, kefil kefalet limiti ve kendi temerrütünün sonuçlarından sorumlu olacağından hesaplanan asıl alacak ve ferileri ile davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. İstinaf mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/51 · K. 2022/3700

10 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1181 · K. 2022/5210

23 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2022/4143 · K. 2022/5468

5 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8175 · K. 2022/3094

18 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/6461 · K. 2022/1241

24 Şubat 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2022/3600 · K. 2022/4712

13 Haziran 2022