Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.12.2019 tarih ve 2019/149 E- 2019/1143 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.11.2020 tarih ve 2020/1242 E- 2020/1458 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı ... ile davalı banka arasında 24/12/2012 tarihinde kredi sözleşmesi akdedildiğini, müvekilinin de işbu kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, ancak müvekkilinin evli olmasına...
11. Hukuk Dairesi 2020/8175 E. , 2022/3094 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.12.2019 tarih ve 2019/149 E- 2019/1143 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.11.2020 tarih ve 2020/1242 E- 2020/1458 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı ... ile davalı banka arasında 24/12/2012 tarihinde kredi sözleşmesi akdedildiğini, müvekilinin de işbu kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, ancak müvekkilinin evli olmasına rağmen eş rızasının alınmadığını, yine müvekkilinin kefaleti sebebiyle adına kayıtlı taşınmazı ipotek olarak verdiğini, ancak eş rızası alınmadan imzalanan kefalet sözleşmesinin geçersiz olması sebebiyle verilen ipoteğin de geçersiz olduğunu, tapu müdürlüğünün eş muvafakatnamesinin eksik olduğunu bildirmesi üzerine davalı banka tarafından muvafakatnamenin alınacağını tapuya yazı ile bildirdiğini, davalı bankanın sonradan aldığını iddia ettiği eş muvafakati belgesinin sahte olduğunu, savcılık aşamasında da muvafakatnamedeki imzanın müvekkilinin eşine ait olmadığı yönünde rapor alındığını ileri sürerek genel kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, ipoteğin geçersizliğinin tespitine, müvekkiline ait taşınmazın davalı banka tarafından satılması nedeniyle 100.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından verilen ipoteğin kapsamının resmi senette belirtildiğini, davacının iddia ettiği gibi kefalete teminat teşkil etmek üzere verilen bir ipoteğin söz konusu olmadığını, müvekkili bankanın ipotek tesisine davacı eşin rızasını aradığını ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının sadece belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğünü, takibe itiraz etmediğini, eş rızasına dair sunulan belgenin müvekkili banka görevlilerinin işbirliği ile hazırlandığına dair başlatılan soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini savunarak davanın reddi ile %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kredi sözleşmesinde davacının kefalet tarihinin 14/08/2012 tarihi olduğu, kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin davacının eşinin rızasına bağlı olduğu, dosya kapsamından alınmış bir rızanın bulunmadığı, bu sebeple kefalet sözleşmesinin geçerli o...