Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, zamanaşımına uğrayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; somut olayda sürekli sakatlığa neden olan yaralanma fiilinden kaynaklanan tazminat isteminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 72'nci maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabî olduğunu, aynı hükmün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında da yinelendiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle 27/11/2017 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna göre tüm vücut fonksiyonunu %10 oranında kaybettiğini, müvekkilinin de trafik kazası nedeniyle uğradığı zararı bu tarih...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2020/2134 Karar No: 2022/1959 İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 18/02/2020 Numarası: 2018/270 (E) - 2020/100 (K) Davanın Konusu: Maddi tazminat Karar Tarihi: 8/11/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, zamanaşımına uğrayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; somut olayda sürekli sakatlığa neden olan yaralanma fiilinden kaynaklanan tazminat isteminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 72'nci maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabî olduğunu, aynı hükmün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında da yinelendiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle 27/11/2017 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna göre tüm vücut fonksiyonunu %10 oranında kaybettiğini, müvekkilinin de trafik kazası nedeniyle uğradığı zararı bu tarih itibarıyla öğrendiğini, gerçekten de eldeki davanın zararın öğrenilmesi üzerine açıldığını, bedensel zararlarda zamanaşımı başlangıcının olay tarihi ya da tazminat sorumlusu ile zararın öğrenilme günü değil, sürekli sakatlığa ilişkin kesin raporun ortaya çıktığı ve öğrenildiği tarih olduğunu, bu konuda Yargıtay'ın 1958 yılından beri değişmeyen ve sürekli biçimde yinelenen yerleşik kararları ile "bedensel zarar, sürekli sakatlığa ilişkin kesin raporla öğrenilir" ilkesinin oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 109'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı maddenin 2'nci fıkrasına göre de dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.Somut uyuşmazlıkta davacı ...'in 22/7/2008 günü meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle KTK'nin 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca somut olaya uygulanması gereken taksirle yaralama suçuna ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanunun 66'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olan eldeki davanın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 153...