Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ...'in oğlu, müvekkili davacı ...'in ise kardeşi olan ...'in idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ...'ün idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında ölen ...'in alkollü olarak kazaya neden olduğundan bahisle davalı sigorta şirketinin ödediği tazminatı, müvekkilleri davacılara rücu etmek amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı dosyasıyla ilamsız takibe başlandığını, oysa müvekkillerinin ...'in mirasçısı olmadıklarını, adı geçenin eşi ve çocuklarının bulunduğunu, müvekkilleri aleyhine takibe başlanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davacıların davalıya borçlarının olmadığının tespitine, kötü niyetli davalı aleyhine %20'den az...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/844 KARAR NO: 2022/784 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/12/2019 NUMARASI: 2018/197 (E) - 2019/975 (K) DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 20/04/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ...'in oğlu, müvekkili davacı ...'in ise kardeşi olan ...'in idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ...'ün idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında ölen ...'in alkollü olarak kazaya neden olduğundan bahisle davalı sigorta şirketinin ödediği tazminatı, müvekkilleri davacılara rücu etmek amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı dosyasıyla ilamsız takibe başlandığını, oysa müvekkillerinin ...'in mirasçısı olmadıklarını, adı geçenin eşi ve çocuklarının bulunduğunu, müvekkilleri aleyhine takibe başlanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davacıların davalıya borçlarının olmadığının tespitine, kötü niyetli davalı aleyhine %20'den az olmamak koşuluyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların ölenin mirasçıları bilebilecek durumda olmayan müvekkili sigorta şirketinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, davacıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı takip dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine, takip tutarı olan 23.207,50 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğunu; ilk derece mahkemesince kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceğini, zira ölen ...'in mirasçılarının kim olduğunun sigorta şirketince değil icra dairesince Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla alınan nüfus kaydı ile tespit edildiğini, sehven taraf olarak eklenen davacıların kaydının silinmesi için 16/1/2018 günü talep açıldığını, ancak icra müdürlüğünün bu talebi kabul etmediğini, bu nedenle kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin dayanağının bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı yapılan inceleme sonunda: Davacılar ... ile ... ile davalı ... Sigorta AŞ arasında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2'nci maddesi ile aynı Kanunun tanımlar başlıklı 3'üncü maddesinin, 1'inci fıkrasının (l) ve (k) bendlerinde öngörüldüğü biçimde sözleşmeye dayanan ilişki bulunmadığının anlaşılması karşısında; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu...