Mahkeme Kararı Özeti Olay: Davacı, kambiyo senedine dayanan icra takibi açılmış olmasına karşı menfi tespit davası açmış; borcu ödemediğini iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi asıl davayı reddederken, birleşen davayı kabul etmiştir. Hukuki Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin usul hukuku açısından hata yaptığını tespit etmiştir. Özellikle, yemin teklifinin davalıya tebligat yapılmaksızın vekiline sunulması kanuna aykırı olup; yeminin iade edilmesi geçerli değildir. Ayrıca mahkeme, aynı ödeme iddiasına dayanan asıl dava ve birleşen davada farklı kararlar vermesini çelişkili bulmuştur. Sonuç: İlk derece mahkemesinin kararı usul hukuku kurallarına aykırılığı nedeniyle kaldırılmıştır (HMK m. 353/1-a-6). Dosya yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir. İstinaf giderleri taraflara iade edilmiştir.
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 20/11/2019 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 08/04/2022 İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili hem asıl dava hem birleşen dava dava dilekçelerinde özetle, Antalya 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine kambiyo senedine dayanan ilamsız icra takibine girişildiğini, akabinde işbu davayı açmak zorunda kalındığını, icra takip konusu olan dosya borcunun takip yapılmadan önce alacaklı tarafa ödendiğini, gerek borçlu şirket hesabından gerekse diğer borçlunun, aynı zamanda şirket sahibi ...'nun hesabından ödendiğini, müvekkili şirketin bir aile şirketi olduğu için aile üyelerinin hesabı üzerinden de şirket adına borç ödemesi ve para alışverişi gerçekleştirilebilindiğini, söz konusu bu ödemelerin şirket sahibi ve yetkilisi ... 'nun hesabı üzerinden yapıldığını, 26/07/2018 tarihlinde 54.500,00.-TL senede karşı ve yine 16/07/2018 tarihinde 4.000,00.-TL olmak üzere gerçekleştirildiğini, 09/07/2018 tarihinde alacaklı elinden çıkmış Yapı Kredi Bankası ..... Şubesi namıza yazılan talep dilekçesinde, şubeye tahsile vermiş olunan 09/07/2018 vadeli 54,55.-TL'lik senedin senedin muamelesiz iadesinin istenildiğini, bu beyanda bulunmasının sebebinin ise yine şirket yetkililerinden ... tarafından alacaklı ...'a kalan borç tutarı için bizzat elden verilen 25.000,00.-TL tutarında olduğunu, elden verilen bu paranın aynı ... Şubesi içinden, ... tarafından kendi hesabına yatırıldığını, bu konuda Yapı Kredi Bankası ... Şubesinin 09/07/2018 tarihli şube içi ve dışı kamera kayıtları incelendiğinde durumun ortaya çıktığını, müvekkillerinin icra dosyasında alacaklı görünen ...'a hiçbir borcu bulunmadığını, bu nedenle haksız açılan davaya itiraz ettiklerini ileri sürerek, haksız icra dosyasının tedbiren durdurulmasına, müvekkillerinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetli alacaklının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, hem asıl davada hem de birleşen davadaki cevap dilekçelerinde özetle; mahkemenin görevli olmadığını, tespit davası açmada hukuki yararın olmadığını, davacı tarafın borcu ödediğine ilişkin sunduğu tek delilin müvekkilinni senedi takas için verdiği ancak sonrasında davacı tarafın borcu ödeyeckleri söylemleri üzerine müvekkilinin takasa verdiği bonosunu geri almak için yazdığı dilekçeden ibaret olduğunu, ancak borçlu tarafın 10.000,00 TL dışında, bakiye bakiye borcu ödememesi üzerine müvekkilinin yasal olarak alacağını tahsil amacıyla bonoyu icra takibine koyduğunu, burada menfi...