Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, 150.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; olay tarihinde yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanununun 1268'inci maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 109'uncu maddesi ve Sigorta Genel Şartlarının C.8'inci maddesi uyarınca davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, sürücünün kendi kusuruyla ölümünün teminat dışında bulunduğundan müvekkili kurumun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/4214 KARAR NO: 2022/187 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/03/2019 NUMARASI: 2017/951 (E) 2019/275 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 01/02/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, 150.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; olay tarihinde yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanununun 1268'inci maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 109'uncu maddesi ve Sigorta Genel Şartlarının C.8'inci maddesi uyarınca davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, sürücünün kendi kusuruyla ölümünün teminat dışında bulunduğundan müvekkili kurumun sorumluluğunun söz konusu olmadığını, meydana gelen kazada ölen sürücünün yeterli sürücü belgesine sahip olup olmadığı saptanarak sürücü belgesinin bulunmaması durumunda müterafik kusur nedeniyle hesaplanan tazminat tutarında indirim yapılması gerektiğini, hesaplama yapılırken müteveffanın geride kalan destekleri olup olmadığının araştırılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Somut olayda kaza 17/10/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının desteği ölmüştür. Bir kişinin ölümüyle sonuçlanan söz konusu trafik kazası 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 85'inci maddesinin 1'inci fıkrası kapsamında öngörülen suçu oluşturan fiil niteliğindedir ve sürücü/davacının desteğinin ölmesi ve murisin kusurlu olması sonuca etkili değildir. Kanun koyucunun amacı KTK uyarınca tehlike sorumluluğunu doğuran olaylarda sorumlulara karşı daha uzun zamanaşımı süresi içerisinde dava açılmasını sağlamaktır. Buna göre eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nin 85'inci maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen ceza süresinin üst sınırına göre aynı Kanunun 66/1-d maddesi uyarınca dava zamanaşımı 15 yıl olup, eldeki davanın dava zamanaşımı içinde 30/10/2017 günü açıldığı anlaşıldığından bu konuya yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Aynı zamanda davacının eşi olan sürücüsü ölen destek ...'ın yönetimindeki Karayolları Motorlu Araçlar Trafik Sigortası bulunmayan ... plakalı traktör ile 17/10/2009 günü seyir halinde iken, bağlı römorkun bağlantı halkasının kırılmasının ardından gelişen tek taraflı kaza sonucu öldüğü konusunda uyuşmazlık...