Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davalı kooperatif nezdinde birçok usulsüzlük olduğunu, ortaklara ek külfetler getiren kararlar alındığını, iptal davalarına ve kesinleşen kararlara rağmen benzer kararların tekrar alındığını ileri sürerek, 15.06.2014 günlü genel kurulda alınan 12. madde hariç diğer tüm tüm kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iptalini istediği genel kurul kararlarına karşı açık bir muhalefetinin bulunmadığını, ret oyu kullanılmasının dava açılması için yeterli...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/10/2017 ESAS-KARAR NUMARASI : ... Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davalı kooperatif nezdinde birçok usulsüzlük olduğunu, ortaklara ek külfetler getiren kararlar alındığını, iptal davalarına ve kesinleşen kararlara rağmen benzer kararların tekrar alındığını ileri sürerek, 15.06.2014 günlü genel kurulda alınan 12. madde hariç diğer tüm tüm kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iptalini istediği genel kurul kararlarına karşı açık bir muhalefetinin bulunmadığını, ret oyu kullanılmasının dava açılması için yeterli olmayacağını, kararların oy çokluğu ile alındığını savunmuş; daha sonraki beyanlarında davacının üyelikten istifa ettiğini, istifasının kabulü ile üyeliğinin sona erdiğini, genel kurula itiraz davasının üyeler tarafından açılabileceğini, üyelikten istifa halinde davacı sıfatının kalmayacağını belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesi'nce "...Dava tarihi olan 14.07.2014 tarihinde davacının kooperatif üyesi olduğu, dava sırasında davacının kooperatif üyeliğinden istifa ettiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Taraflar kooperatif üyeliğinden istifa eden davacının genel kurulun iptali istemiyle açılan davaya devam edip edemeyeceği konusunda uyuşmazlık vardır. Her şeyden önce davacının kooperatif üyeliğinin istifa ve bu istifanın 26.07.2016 günlü yönetim kurulu kararı ile kabul edilmekle davacının kooperatif üyeliğinin sona erdiği açık olup, dava sırasında üyeliğinin sona erdiğini davacıda kabul etmektedir. Davacı dava açtığı tarihte üye olduğunu, dava şartının yerine geldiğini, daha sonra üyelikten istifa etmekle bu sıfatının sona ermeyeceğini iddia etmektedir. Ne var ki, genel kurulun iptali istemli davayı kimlerin açabileceğini Kooperatifler Kanunun 53. Maddesinde sayılmıştır. Genel Kurula katılan ve muhalefet oyu kullanan genel kurul üyeleri, genel kurul kararlarının iptali istemiyle dava açma hakkına sahiptir. Bu hak üyelik sıfatına sıkı sıkıya bağlı haklardan olup, üyelik sıfatı sona ermekle davacı sıfatı sona erecektir. Davanın açıldığı tarihte davacı sıfatı varken...