İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.02.2018 tarih 2015/264 E. 2018/221 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'in davalı şirkette % 50'şer hissedar olduğunu, davalı şirketin uzun zamandır gayrıfaal bulunduğunu, en son 01.03.2006 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, müvekkilinin ortak olduğu 13.10.2008 tarihinden itibaren ortakların bir araya dahi gelmediğini, şirkete ait tüm fatura, irsaliye ve diğer belgelerin diğer ortakta kaldığını, davalının bu belgelerle gerçekte olmayan satış işlemlerini gerçekte varmış gibi gösterdiğini, davalı hakkında...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2018/1148 KARAR NO : 2021/947 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.02.2018 NUMARASI : 2015/264 E. 2018/221 K. DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Fesih İstemli) KARAR TARİHİ : 07.09.2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 07.09.2021 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.02.2018 tarih 2015/264 E. 2018/221 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'in davalı şirkette % 50'şer hissedar olduğunu, davalı şirketin uzun zamandır gayrıfaal bulunduğunu, en son 01.03.2006 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, müvekkilinin ortak olduğu 13.10.2008 tarihinden itibaren ortakların bir araya dahi gelmediğini, şirkete ait tüm fatura, irsaliye ve diğer belgelerin diğer ortakta kaldığını, davalının bu belgelerle gerçekte olmayan satış işlemlerini gerçekte varmış gibi gösterdiğini, davalı hakkında dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçundan kamu davası açıldığını, müvekkilinin diğer ortak ile ne telefonda ne de fiilen hiçbir bağlantı kuramadığını ileri sürerek, şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili, müvekkili ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarını aksine müvekkilini ve şirketi zararlandırıcı eylemlerde bulunanın davacının kendisi olduğunu, şirketin feshi yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenerek davacının şirketten çıkartılmasına karar verilebileceğini, davacı yeni ortağın eski ortaklar gibi verdiği sözleri tutmadığını, şirkete destek olmadığını, eski kurucu ortakların talimatıyla hareket ettiği, davacı ile birlikte hareket eden eski ortakları müvekkilinin kendisine ait imzasının bulunmadığı sahte çeklerle .... Bankasından yüklü miktarda kredi çektiklerini, karşılığı ödenmeyince de müvekkilinin haksız takiplere maruz kaldığını, itirazları sonucu açılan davada imzanın müvekkiline ait olmadığına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, buna rağmen müvekkili hakkında ceza davası açıldığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin alışveriş yaptığı piyasada şirkete ait tüm borçları ödediğini, SGK borcu bulunmadığını, müvekkilinin şirketin vergi borcunu da yapılandırdığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ...'in birlikte şirketi yürütme iradesinin bulunmadığı, şirketin kar elde etme amacının ortadan kalktığı, faaliyet göstermediği, bu halde şirketin faaliyetine devam etmesinde hukuken bir yarar bulunmadığı, ortaklık sıfatının ve ortakl...