Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesiyle; TMSF'ye devredilen ... A.Ş ile davalıların murisi...'in kefil olduğu genel kredi sözleşmesi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalıların haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesiyle; murisleri...'in bankaya borcunun bulunmadığı, talep konusunun zamanaşımına uğradığı, imzanın murislerine ait olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davalıların murisinin kefil olduğu dört ayrı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/569 KARAR NO: 2021/1463 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/05/2018 NUMARASI: 2015/1139 Esas - 2018/483 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/12/2021 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesiyle; TMSF'ye devredilen ... A.Ş ile davalıların murisi...'in kefil olduğu genel kredi sözleşmesi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalıların haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesiyle; murisleri...'in bankaya borcunun bulunmadığı, talep konusunun zamanaşımına uğradığı, imzanın murislerine ait olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davalıların murisinin kefil olduğu dört ayrı genel kredi sözleşmesinin 04.03.1992, 25.10.1991, 06.05.1992 ve 06.08.1992 tarihlerinde imzalandığı, 6098 sayılı TBK'nin 598/3. maddesine göre, bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak 10 yıl geçmesi ile kendiliğinden ortadan kalkacağı, dava konusu kredi sözleşmelerinin 1991-1992 yıllarında imzalanmış oldukları sabit olduğuna göre en yeni kredi sözleşmesi yönünden dahi 2002 tarihi itibariyle sözleşmeden kaynaklanan kefalet yükümlülüğünün kendiliğinden ortadan kalktığının kabul edilmesi gerektiği, 6101 sayılı TBK'nin Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 1. maddesine göre, temerrüt, sona erme ve tasfiye konularında TBK'nin uygulanacağı, 5. maddesi uyarınca, TBK'nin yürürlüğü girmesinden önce başlamış hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri eski kanun hükümlerine göre tabi olmaya devam edeceği ancak bu sürelerin henüz dolmamış kısmı TBK'de öngürülen süreden uzun ise yürürlüğünden başlayarak TBK'de öngörülen sürenin geçmesiyle hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olacağı, 5/2. maddesine göre, TBK ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olupta başlangıç tarihi itibariyle bu süre dolmuşsa, hak sahipleri TBK'nin yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanacakları ek sürenin TBK'de öngörülen süreden daha uzun olamayacağı, aynı yasanın 6. maddesinde, bu kanunun 5. maddesi uygun düştüğü ölçüde TBK'de öngörülen diğer süreler hakkında da uygulanacağının belirtildiği, davaya konu somut olayda kefaletin oluştuğu tarihlerin 1991-1992 yılları olduğu ve TBK'nın 598. maddesindeki 10 yıllık sürenin TBK'nın yürürlüğü girmesinden önce dolduğu, yasanın düzenleniş şekli ve öğretideki görüşler dikkate al...