Taraflar arasındaki asıl şirketin feshi-alacak karşı şirketin feshi istemli asıl ve karşı davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, karşı dava yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı/karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %40 hissedarı ve üç şirket müdüründen biri olduğunu, ancak, buna rağmen kendisine kanunen tanınmış olan kar payı haklarının yanı sıra bir maaş dahi alamadığını, bilgi alma ve inceleme hakkının bir yılı aşkın süredir kanuna ve ahlaka aykırı olarak engellendiğini, bu hususta keşide edilen ihtarnamelerin semeresiz kaldığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/69 KARAR NO : 2020/194 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2018 NUMARASI : 2016/591 2018/124 DAVA:Şirketin Feshi/Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/10/2020 Taraflar arasındaki asıl şirketin feshi-alacak karşı şirketin feshi istemli asıl ve karşı davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, karşı dava yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı/karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %40 hissedarı ve üç şirket müdüründen biri olduğunu, ancak, buna rağmen kendisine kanunen tanınmış olan kar payı haklarının yanı sıra bir maaş dahi alamadığını, bilgi alma ve inceleme hakkının bir yılı aşkın süredir kanuna ve ahlaka aykırı olarak engellendiğini, bu hususta keşide edilen ihtarnamelerin semeresiz kaldığını, diğer davalı ortaklar tarafından müvekkilinin şirket merkezine alınmadığını, şirketin iş ve hesapları hakkında bilgi alamayan müvekkilinin şirketteki hisselerini bedelsiz olarak devrederek ortaklıktan çıkmaya zorlama amacı güdüldüğünü ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenle feshine, müvekkilinin şirketten doğan hak ve kazançlarının tespit edilerek dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı tarafça 22/11/2016 tarihinde dosyaya sunulan dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacak olarak talep ettiği dava değerini 300.000 TL olarak belirtmiş, buna ilişkin harcı yatırdığına dair makbuzu da dosyaya ibraz etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili, öncesinde merkezi Yalova olan ancak 29.09.2014 tarihinde merkezinin Beşiktaş/İstanbula taşıyan müvekkili şirkete davacının müşterek imza yetkilisi olarak atandığını, 01/10/2014 tarihinde ise, şirket yetkilisi ... tek hissedarı olduğu şirkete olduğunu, müvekkili şirketin 3.müdürü olan davacının şirket müdürü olan diğer müvekkili ... şirket çalışanı ... şirketin sözde vergi borçlarını ödeyeceğini belirterek ödeme aldığını, oysaki şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını, davacının sahte tahakkuk fişleri düzenlediğini, bu nedenle savcılığa şikayette bulunulduğunu, davacının bilgi almasının engellenmediğini, davacı ile iletişimin koptuğunu, davacının genel kurula katılmadığını, bu nedenle şirket işlerinin aksadığını, davacının kar payı ödemesi taleplerinin abesle iştigal olduğunu, zira kar bulunmadığını, aksine ödenmesi gereken borçların olduğunu bulunduğunu, davacının müvekkili şirket ve diğer şirket ortaklarını uğratmış olduğu zararlar ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle yürüy...