Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacılar vekili, davacı şirketin tarımsal ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini, diğer davacı ...ın da davacı şirketin hakim hissedarı ve aynı zamanda yetkilisi olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2002 yılında, davacı şirketin, davalı şirkete ait bazı ürünlerin Türkiye genelinde satış ve pazarlanmasını yapmak suretiyle başladığını, davacı şirketin bu aşamada gösterdiği başarı sonucunda, 2006 yılında yazılı olarak distribütörülük anlaşmasının imzalandığını, bu tarihten sonra da davalı şirketten alış cirolarında ciddi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/192 KARAR NO: 2020/424 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2018 NUMARASI: 2014/423 Esas - 2018/927 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10.12.2020 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacılar vekili, davacı şirketin tarımsal ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini, diğer davacı ...ın da davacı şirketin hakim hissedarı ve aynı zamanda yetkilisi olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2002 yılında, davacı şirketin, davalı şirkete ait bazı ürünlerin Türkiye genelinde satış ve pazarlanmasını yapmak suretiyle başladığını, davacı şirketin bu aşamada gösterdiği başarı sonucunda, 2006 yılında yazılı olarak distribütörülük anlaşmasının imzalandığını, bu tarihten sonra da davalı şirketten alış cirolarında ciddi oranlarda artışlar gösterdiğini, hatta bu durum, davacı şirketin çalıştığı başka toptancı firmaları rahatsız ettiğini, bu firmalardan biri ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkisinin sona erdiğini, başlangıçta Antalya bölgesinde faaliyet gösteren davacı şirketin davalı şirket ile gelişen olumlu ticari ilişkilere güvenerek bölge müdürlükleri oluşturduğunu, işçi sayısını artırdığını, kampanyalar düzenlediğini ve bunun gibi bir çok masraf yaptığını, dolayısıyla bu faaliyetlerin davacı şirketin ulusal çapta tanınmasına vesile olduğu gibi, davalının ürünlerinin de tanıtılmasına önemli katkıda bulunduğunu, ancak 2012 yılına gelindiğinde, davalının Türkiye genelinde, davacı şirketin toptan mal verdiği yada cirosu yüksek bayiilerle doğrudan temasa geçtiğini, bu duruma davacı şirketin itirazlarının bir sonuç vermediğini, cirosunun %80ini davalının ürünlerinin oluşturduğu ve aradaki ticari ilişkiye güven duyarak ulusal çapta örgütelenen davacı şirketin personel çıkarmaya başladığını, satışlarının düştüğünü, stokta bulunan malların davalıya olan borcuna mahsup edilmek üzere davalıya iade edildiğini, böylece davacı şirketin ticaret yapamaz duruma geldiğini, bakiye alacak için davalıya verilen bonolara dayalı olarak davalı tarafından icra takiplerine girişildiğini, davacı şirketin batma noktasına getirildiğini, dolayısıyla davalı tarafça henüz sözleşme feshedilmeden tek satıcılık sözleşmesinin ihlal edildiğini, sözleşmeye aykırı olarak davacı şirketin faaliyet alanının daraltıldığını, rekabet etmeme yasağını aykırı davranıldığını, 01.01.2006 tarihinden 2012 tarihine kadar, satın alınan ürünler, satış ve kar tutarları dikkate alındığında, davacı şirketin uğradığı zararların ortada olduğunu, bu zararlara karşılık olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak...