DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/11/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkilinin İtalya'da faaliyet gösteren ve kimyasal ürünler üreten bir firma olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıya kimyasal ürünler satıldığını, müvekkilinin davalıdan cari hesaptan 289.079,64 EURO alacağı bulunduğunu, ihtarname çekildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında tek satıcılık ilişkisi bulunduğunu, davacının gönderdiği ihtarnameye...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/5793 Esas KARAR NO : 2020/1839 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2017 NUMARASI : 2015/967 2017/522 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/11/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkilinin İtalya'da faaliyet gösteren ve kimyasal ürünler üreten bir firma olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıya kimyasal ürünler satıldığını, müvekkilinin davalıdan cari hesaptan 289.079,64 EURO alacağı bulunduğunu, ihtarname çekildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında tek satıcılık ilişkisi bulunduğunu, davacının gönderdiği ihtarnameye cevap verildiğini, cari hesapta alacağın dayanağı olarak gösterilen faturaların 6 adet olup bunlardan 18/09/2013 tarihli , 37.795,74 EURO bedelli faturanın müvekkilinin kayıtlarında olmayıp bu fatura ile mal alınmadığını, dolayısıyla bu faturadan dolayı borcunun bulunmadığını, dilekçe ekinde sundukları 2013 ve 2014 yılına ait kayıt ve belgelerden takip konusu yapılan diğer faturaların bedellerinin müvekkili şirket tarafından gerek ihtarname, gerekse takip tarihinden önceki tarihlerde peşin olarak ödendiğini, söz konusu faturaların içeriklerine bakıldığında, davacının iki yöntem ile müvekkiline mal sattığını, bunlardan ilkinin "..." olup bu sistemde malın faturasının müvekkiline ulaştırılmasından sonra bedelini davacıya peşin olarak ödediğini ve malın sonradan teslim alındığını, ikinci yöntemin ise "..." yöntemi olup bu yöntemde ise malların ülke gümrüğüne ulaştırıldıktan sonra teslim alınmadan fatura tutarının ödendiğini ve ödeme belgesinin gümrük müdürlüğüne ibraz edildikten sonra malların gümrükten teslim alındığını, takip dayanağı faturalarda hangi yöntemin kullanıldığının açıkça belirtildiğini, her iki yöntemde de peşin ödeme yapıldığının anlaşıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacının takibe dayanak yaptığı 6 adet fatura toplamının 290.218,24 EURO olduğu, davacının cari hesap bakiyesinin 2014 yılı kapanışı itibariyle 290.218,24 EURO olduğu, davalı şirketin ise 31/12/2014 tarihi itibariyle muavin kaydında 168.114,36 EURO borçlu gözüktüğü, faturalardan 5 adedinin karşılığının davacıya eksiksiz olarak transfer edildiğine dair gümrük beyannamelerinde bilgi bulunmakta ise de, davalının 91.499,80 EURO'yu davacıya transfer ettiği, bakiye tutarı transfer ettiğini ispatlayamadığı, 37.795,74 EURO'luk faturanın ise davalı ...