Hukuk müşavirleri ve avukatlara yapılan vekalet ücreti ödemelerinin kümülatif vergi matrahına dahil edilmeden müstakil olarak gelir vergisine tabi tutulması ve bu suretle hem vekalet ücretlerinin hem de aylık maaşların düşük vergi oranları üzerinden vergilendirilmesi; 215 sayılı İlamın 12. maddesiyle; Hukuk müşavirleri ve avukatlara yapılan vekalet ücreti ödemelerinin ilgili kişilerin kümülatif vergi matrahına dahil edilmeden müstakil olarak gelir vergisine tabi tutulması ve bu suretle hem vekalet ücretlerinin hem de aylık maaşların düşük vergi oranları üzerinden vergilendirildiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Sorumlular [(Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkili sıfatıyla temyiz talep eden Daire Başkanı … ve Daire Başkanı … ile (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Şube...
Hukuk müşavirleri ve avukatlara yapılan vekalet ücreti ödemelerinin kümülatif vergi matrahına dahil edilmeden müstakil olarak gelir vergisine tabi tutulması ve bu suretle hem vekalet ücretlerinin hem de aylık maaşların düşük vergi oranları üzerinden vergilendirilmesi; 215 sayılı İlamın 12. maddesiyle; Hukuk müşavirleri ve avukatlara yapılan vekalet ücreti ödemelerinin ilgili kişilerin kümülatif vergi matrahına dahil edilmeden müstakil olarak gelir vergisine tabi tutulması ve bu suretle hem vekalet ücretlerinin hem de aylık maaşların düşük vergi oranları üzerinden vergilendirildiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Sorumlular [(Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkili sıfatıyla temyiz talep eden Daire Başkanı … ve Daire Başkanı … ile (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Şube Müdürü … ve Şef …], ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilik ücretleri, haciz yollukları, keşif yollukları ve şahitlik ücretlerinde olduğu gibi vekâlet ücreti de yargısal faaliyet sonucu hak edilen bir ücret olduğundan, aynı hukuki rejime tabi olması ve vergi kesintilerinin de aynı şekilde icra edilmesi gerektiğini, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlık ücreti” başlıklı 164 üncü maddesinde; “Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder. ... Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. ...” şeklinde tanımlandığını, İdarede çalışan hukuk müşaviri ve avukatlara 659 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 82 nci maddesi hükümleri uyarınca ödemesi yapılan vekalet ücreti, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 üncü maddesi hükmüne göre dava sonunda mahkeme kararıyla karşı tarafa yüklenen veya icra takibi üzerine avukatın hukuki yardımının karşılığı olarak resmi tarifeye dayalı olarak karşı taraftan tahsil edilen ücret olup, ilgili düzenlemelerde vekalet ücretinin, iş sahibinden yani vekil eden kamu idaresinden alınmayacağı, davanın karşı tarafından alınacağı şeklindeki özelliklerine de yer verildiğini, tahsil edilerek emanet hesabına alınan vekalet ücretlerinin belirlenen limitler dâhilinde avukat ve hukuk müşavirlerine dağıtılması ile üçüncü mali yılın sonunda idare hesabına gelir kaydedilmesi, vekalet ücretinin yargısal faaliyet sonucu hak edilen bir ücret olduğu niteliğini ortadan kaldırıcı bir mahiyet arz etmediğinden, vergilendirmede de diğer yargısal faaliyetler sonucu elde edilen bilirkişilik ücreti, haciz yolluğu, kesif yolluğu ve şahitlik ücretinin tabi tutulduğu vergilendirme rejimine tabi tutulması gerektiğini, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Ücretin tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde, ücretin tarifi yapıldığını ve bu Kanunun uygulamasında hangi ödemelerin ücret sayılacağının tek tek tadat edilmek (sayılmak) suretiyle belirtildiğini, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Vergi tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesind...