Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1517 sayılı ilamın 4. maddesi ile Danışmanlık hizmeti ve muhtelif bakım-onarım işlerine ilişkin ödemelerden KDV tevkifatının yapılmaması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 1.904,62 TL’ ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; söz konusu KDV tevkifatının Muhasebe Birimi tarafından sehven yapılmamış olduğunu, yapılmayan kesintide ilgili dönem itibariyle Maliye Bakanlığı vergi dairesi tarafından, ilgili firmadan tam KDV beyanı olarak beyan edildiğinden, tevkif edilmeyen KDV ile ilgili kamu zararı oluşmadığı kanaatinde olduğunu, kaldı ki ilama konu hususların muhasebe birimini ilgilendiren konular olduğunu, Fen İşleri Birimi olarak işlem itibari ile hiç görmedikleri "fatura kesimi ve muhasebeye teslimi" işlemleri nedeni ile şahsının ve birimimin sorumlu tutulmaması gerektiğini,...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1517 sayılı ilamın 4. maddesi ile Danışmanlık hizmeti ve muhtelif bakım-onarım işlerine ilişkin ödemelerden KDV tevkifatının yapılmaması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 1.904,62 TL’ ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; söz konusu KDV tevkifatının Muhasebe Birimi tarafından sehven yapılmamış olduğunu, yapılmayan kesintide ilgili dönem itibariyle Maliye Bakanlığı vergi dairesi tarafından, ilgili firmadan tam KDV beyanı olarak beyan edildiğinden, tevkif edilmeyen KDV ile ilgili kamu zararı oluşmadığı kanaatinde olduğunu, kaldı ki ilama konu hususların muhasebe birimini ilgilendiren konular olduğunu, Fen İşleri Birimi olarak işlem itibari ile hiç görmedikleri "fatura kesimi ve muhasebeye teslimi" işlemleri nedeni ile şahsının ve birimimin sorumlu tutulmaması gerektiğini, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. Başsavcılığın karşılama yazısında; “Olayda muhasebe yetkilisinin sorumluluğunun bulunmaması ve tevkifatın beyan edildiğine ilişkin bir belge sunulmadığından istemin reddedilmesi, uygun mütalaa olunmaktadır.” Denilmiştir. Dilekçi, ilamda gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu tutulmuştur. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun; “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33. maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. (Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir. Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” Denilmektedir. 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı “5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararı”nın “sorumlular” başlıklı 3. bölümünde de, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına; aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düz...