Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: Adana Seyhan Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünde 2008 yılı boyunca belediye lehine sonuçlanan davalardan kaynaklanan vekalet ücretlerinin ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesindeki sınırlamalara uyulmamasından ve söz konusu vekalet ücretlerinin işçilere de ödenmesinden dolayı 48.248,71 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; Hukuk sisteminde iki tür vekalet ücretinin olduğunu, Birincisinin, müvekkil ile vekil arasında yapılacak bir sözleşme ile (yazılı sözleşme yoksa Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesine göre) belirlenen vekalet ücreti (A.K: m. 164/1,2,3,4) ; ikincisinin ise HUMK'un 423/6, (CMUK:322/I-9, 413/son; (CMK:303/I-h, 324); İYUK:31/1) ve Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddelerine göre, vekille takip edilen davalarda mahkemece, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne...
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: Adana Seyhan Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünde 2008 yılı boyunca belediye lehine sonuçlanan davalardan kaynaklanan vekalet ücretlerinin ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesindeki sınırlamalara uyulmamasından ve söz konusu vekalet ücretlerinin işçilere de ödenmesinden dolayı 48.248,71 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; Hukuk sisteminde iki tür vekalet ücretinin olduğunu, Birincisinin, müvekkil ile vekil arasında yapılacak bir sözleşme ile (yazılı sözleşme yoksa Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesine göre) belirlenen vekalet ücreti (A.K: m. 164/1,2,3,4) ; ikincisinin ise HUMK'un 423/6, (CMUK:322/I-9, 413/son; (CMK:303/I-h, 324); İYUK:31/1) ve Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddelerine göre, vekille takip edilen davalarda mahkemece, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre re'sen takdir edilenin vekalet ücreti olduğunu, Kamu kurumları avukatları, belli bir ücret (maaş) karşılığı iş gördüklerinden, bu avukatlar hakkında yukarıda arz edilen birinci tür vekâlet ücretinin söz konusu olmadığını; ancak, yargılama gideri olan ikinci tür vekâlet ücreti açısından, gerek HUMK'da, gerekse Avukatlık Kanunu'nda, serbest meslek sahibi avukatlarla, memur veya diğer istihdam şekilleriyle iş gördürülen kamu ve kurum avukatları arasında, herhangi bir ayrım yapılmadığını; Kamu kurumlarında görev yapan avukatların da HUMK 423m./6.fıkrada düzenlenen vekalet ücretini almaya hakları olduğu konusunda, uygulamada da herhangi bir ihtilaf olmayıp, sorunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146/3 maddesi nedeniyle, bu kanuna tabi olan avukatlara ödenecek vekalet ücretinin, herhangi bir sınırlamaya tabi olup olmayacağı hususunda toplandığını; 1136 sayılı Kanunun 164.maddesinin, 4667 sayılı Kanunla değiştirilmesine kadar, kamu kurumlarında görev yapan avukatlara 657 sayılı kanunun 146 maddesi 3. fıkrasında belirlenen limit dahilinde vekalet ücreti ödenmesi şeklinde iken, maddede yapılan değişiklik ile; "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez." düzenlemesine yer verildiğini ve söz konusu değişiklik ile vekâlet ücretinin Avukata ait olduğunun kabul edildiğini; Bu durumda, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun değişik 164/son maddesi ile, 657 sayılı Kanunun 146/3 maddesinin bir arada uygulanması mümkün olmamakta ve bu iki kanunun, birbiri ile çelişik hükümler ihtiva etmesinin, uygulamada sorunların yaşanmasına sebebiyet verdiğini, Dava sonunda, tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin, yukarıda da ifade edildiği gibi, HUMK'un 423/6 maddesi ve Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddesinden doğduğunu, Ancak, bunun ön şartının, davanın veya takibin, "vekil (avukat)" vasıtası ile takip edilmesi olduğunu, bu nedenle idareyi ve kurumları, avukat olmayan bir memurun temsil ettiği durumlarda (mesela nüfus memurlarının t...