Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 948 sayılı ilamın 7. maddesiyle Büyükşehir Belediyesinin çeşitli birimlerinde görevli bazı işçilerin yevmiyelerinin Toplu İş Sözleşmesi ve 4857 sayılı İş Kanununa aykırı olarak Başkanlık Makam onayı ile arttırıldığı gerekçesi ile 484.563,86 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçilerden M.KAVAS ile H. KARAMEHMETOĞLU ilama itiraz etmekte ise de, tazmin hükümleri ilamda isimleri yazılı kişilere yöneltilmiş olup dilekçilerin sorumluluğa iştirakleri bulunmamaktadır. Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçilerin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca...
TEMYİZ KURULU KARARI Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 948 sayılı ilamın 7. maddesiyle Büyükşehir Belediyesinin çeşitli birimlerinde görevli bazı işçilerin yevmiyelerinin Toplu İş Sözleşmesi ve 4857 sayılı İş Kanununa aykırı olarak Başkanlık Makam onayı ile arttırıldığı gerekçesi ile 484.563,86 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçilerden M.KAVAS ile H. KARAMEHMETOĞLU ilama itiraz etmekte ise de, tazmin hükümleri ilamda isimleri yazılı kişilere yöneltilmiş olup dilekçilerin sorumluluğa iştirakleri bulunmamaktadır. Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçilerin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmamaktadır. Dilekçiler ortak dilekçelerinde özetle; 4857 sayılı İş Kanununun 8. maddesinde “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aksi belirtilmedikçe, özel bir şekle tâbi değildir. Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Bu belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır. Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren işçiye en geç iki ay içinde genel ve özel çalışma koşullarını, günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel ücreti ve varsa ücret eklerini, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin süresini, fesih halinde tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür.”, 818 sayılı Borçlar Kanununun 313. maddesinde; “Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeği ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder. Ücret, zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi işçi muayyen veya gayri muayyen bir zaman için alınmış veya çalışmış oldukça, hizmet akdi yine mevcuttur; buna parça üzerine hizmet veya götürü hizmet denir. Hizmet akdi hakkındaki hükümler, kıyasen çıraklık akdine tatbik olunur.”, 314. maddesinde, “Hilafına bir hüküm bulunmadıkça, hizmet akdi hususi bir şekle tabi değildir. Ezcümle hizmet muayyen bir zaman için kabul edilmiş olur ve işin iktizasına göre o hizmet ancak ücret mukabilinde yapılabilirse, hizmet akdi inikad etmiş sayılır.” Hükümlerinin yer aldığını, 5018 sayılı yasanın 32 ve 33. maddelerini alıntılayarak, bu madde hükümlerine göre gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulamayacağını, Özverili olarak çalışan işçilere sözleşme serbestisi çerçevesinde farklı ücret verildiğini, Anayasanın 5170 sayılı kanunla değişen 90. maddesine göre yasa ile uluslararası antlaşmanın çelişmesi durumunda uluslararası antlaşmanın esas alınmasının gerektiğini, 95 nolu Ücretlerin Korunması Sözleşmesi ile 122 nolu İst...