Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2023/342 · K. 2026/102
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2023/342 K. 2026/102

E. 2023/342K. 2026/10222 Ocak 2026
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin %95 oranında, kardeşi ...'ın ise %5 oranında pay sahibi olduğunu, hakkındaki uzun süreli ceza nedeniyle müvekkilinin 05/03/2008 tarihinde kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesiyle davalı şirket adına ...'ın müvekkilinden haberi olmaksızın, kanun ve ana sözleşmeye aykırı işlemler yaptığını, kardeşi ...'ın müvekkiline vasi olarak seçildiğini, ancak son dönemde açık ceza infaz kurumundan izne çıkan müvekkilinin şirketi kontrol etmek istediğinde yokluğunda kardeşi ... tarafından usulsüz işlemler yapıldığını öğrendiğini, kanun ve ana sözleşme ve kurucu nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırı bir biçimde alınan genel kurul kararına dayanılarak şirketin yönetim yetkisinin gasp...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO :2023/342 KARAR NO:2026/102 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/05/2022 NUMARASI:2021/391 Esas - 2022/394 Karar DAVA:Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin %95 oranında, kardeşi ...'ın ise %5 oranında pay sahibi olduğunu, hakkındaki uzun süreli ceza nedeniyle müvekkilinin 05/03/2008 tarihinde kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesiyle davalı şirket adına ...'ın müvekkilinden haberi olmaksızın, kanun ve ana sözleşmeye aykırı işlemler yaptığını, kardeşi ...'ın müvekkiline vasi olarak seçildiğini, ancak son dönemde açık ceza infaz kurumundan izne çıkan müvekkilinin şirketi kontrol etmek istediğinde yokluğunda kardeşi ... tarafından usulsüz işlemler yapıldığını öğrendiğini, kanun ve ana sözleşme ve kurucu nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırı bir biçimde alınan genel kurul kararına dayanılarak şirketin yönetim yetkisinin gasp edildiğini, davalı şirketin aslında gerçekte hiçbir zaman yapılmayan fakat yapılmış gibi gösterilen 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında, müvekkilinin cezaevinde bulunması nedeni ile katılması mümkün değilken ...'ın müvekkilini toplantıya katılmış gibi göstererek ...'ın kendisini 10 yıl süre ile şirket müdürü atadığını, tutanağın altına müvekkilinin adını yazarak imzasını taklit ettiğini ve bu kararı sicil gazetesinde ilan ettirdiğini, tutanak metni incelendiğinde ...'ın müvekkilini vesayeten ya da vekaleten temsil ettiğine ilişkin bir bilgiye rastlanmadığını, aksine müvekkilinin bu toplantıya asaleten katılmış gibi gösterildiğini, İstanbul CBS'nin 2020/120657 sor. nolu dosyasında bu hususların tespit edildiğini, belirterek davalı şirketin 03/07/2015 tarihli genel kurul kararlarının yokluk ile malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ise de cevap dilekçesi sunulmamıştır.Feri Müdahil ... vekili: müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 2005 yılından 16/04/2021 tarihine kadar aralıksız bir şekilde müdürlük görevini yürüttüğünü, müvekkilinin davacıya vasi olarak atandığını, davacının ceza infaz kurumundan tahliye edilmesinden müvekkilinin başvurusu üzerine davacı hakkında ruhsatlı silahını kolluk birimine teslim etmesi ve müvekkiline yaklaşmaması dahil bir dizi tedbire hükmedildiğini, daha sonra vasilik görevinin mahkeme kararı ile müvekkilinden alınarak oğlu ...'a verildiğini, davalı şirketin yönetim ve temsil işlemlerinin davacının oğlu tarafından yürütüldüğünü, bu durumda huzurda görülen davada davacı ve davalıyı tek bir kişinin temsil ettiğini, bu nedenle çifte temsil halinin ortaya çıktığını, huzurdaki davada davalı şirketi temsil etmek üzere kayyım atanmasının icap e...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2025/965 · K. 2026/96

22 Ocak 2026

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2022/2434 · K. 2026/101

22 Ocak 2026

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2022/2379 · K. 2026/95

22 Ocak 2026

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2022/2380 · K. 2026/94

22 Ocak 2026

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2023/119 · K. 2026/99

22 Ocak 2026