Taraflar arasında görülen ihtiyati tedbir istemine ilişkin Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/10/2025 tarih ve 2025/426 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı ... A.Ş.'nin 01/03/2024 tarihinde 2024/029281 sayılı "..." ibareli markanın 09, 35, 36 ve 42. sınıfta tescili başvurusunda bulunulmuş olup müvekkilinin "..." ibareli markasına dayalı itirazının YİDK'in 2025-M-12085 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa davaya konu markanın müvekkilinin markasının taklidi niteliğinde olduğunu, markaların aynı müşteri kitlesine hitap ettiğini, marka...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2380 - 2026/48 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2380 KARAR NO : 2026/48 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2025 NUMARASI : 2025/425 E.
TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir Taraflar arasında görülen ihtiyati tedbir istemine ilişkin Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/10/2025 tarih ve 2025/426 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı ... A.Ş.'nin 01/03/2024 tarihinde 2024/029281 sayılı "..." ibareli markanın 09, 35, 36 ve 42. sınıfta tescili başvurusunda bulunulmuş olup müvekkilinin "..." ibareli markasına dayalı itirazının YİDK'in 2025-M-12085 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa davaya konu markanın müvekkilinin markasının taklidi niteliğinde olduğunu, markaların aynı müşteri kitlesine hitap ettiğini, marka işaretleri arasındaki benzerlik ve davaya konu marka kapsamına alınmak istenen mal ve hizmetlerin müvekkilinin markasında tescilli olması nedeniyle markaların ortalama tüketiciler tarafından ilişkilendirilme ve karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka vasfnda olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markasının bu tanınmışlığından haksız çıkar elde etmek amacıyla hareket ettiğini, markanın tescilinin müvekkilinin markasının ayırt edici karakteri ve itibarını zedeleyeceğini ve davalı şirketin ayrıca kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2025-M-12805 sayılı kararın iptaline karar verilmesini ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiş, ayrıca yargılama sürecinde markanın devrinin önlenmesi, tescil işlemlerinin durdurulması ve kullanılmaması için ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Davalı şirket vekili davaya konu ... marka başvurusunun şekil, ses, anlam ve genel algı bakımından ... markasından açıkça ayrıldığını, davacının kötü niyet iddiasının objektif ve somut delillerle ortaya konulamadığını, "..." markasının bütünsel olarak anlamlı olduğunu, "..." ibaresinin finans ve elektronik para sektöründe ayırt edici niteliğinin olmadığını, ayırt edici niteliği bulunmayan bir para unsurunu ortak olarak bulunduran markalar arasındaki iltibas değerlendirmesinin bütünsel olarak bıraktıkları izlenime göre değerlendirileceğini, dolayısı ile müvekkilinin markasındaki ... kelimesinin ayırt edicilik sağladığını, kaldı ki, davacıya 21/04/2016 tarih ve 6862 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı ile elektronik para ihraç etmek üzere verilen faaliyet izni 6493 sayılı Kanunun ilgili maddeleri gereğince iptal edildiğinden ...nın yasal ola...