DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 K.YAZIM TARİHİ : 13/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket, yapı malzemeleri ve mühendislik alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren, ticari itibarına son derece önem veren ve tüm ticari ilişkilerini dürüstlük ve güven esası üzerine inşa eden saygın bir kuruluş olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında da bu güvene dayalı bir ticari ilişki kurulduğunu, bu ilişki kapsamında davalıya muhtelif zamanlarda ticari mal ve hizmet sağlanmıştır. Bu ticari faaliyetler neticesinde doğan ve faturalarla sabit olan alacağımızın tahsili amacıyla, davalı borçlu aleyhine ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak...
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/716 Esas - 2025/682 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/716 KARAR NO : 2025/682
HAKİM :... KATİP ...
DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 K.YAZIM TARİHİ : 13/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket, yapı malzemeleri ve mühendislik alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren, ticari itibarına son derece önem veren ve tüm ticari ilişkilerini dürüstlük ve güven esası üzerine inşa eden saygın bir kuruluş olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında da bu güvene dayalı bir ticari ilişki kurulduğunu, bu ilişki kapsamında davalıya muhtelif zamanlarda ticari mal ve hizmet sağlanmıştır. Bu ticari faaliyetler neticesinde doğan ve faturalarla sabit olan alacağımızın tahsili amacıyla, davalı borçlu aleyhine ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu, ticari hayatın olağan akışına ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde, müvekkili şirkete tebliğ edilen ödeme emrine karşı yasal süresi içerisinde itirazda bulunmuş ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalının itiraz dilekçesinde öne sürdüğü iddialar, "borcun tamamına, faize, faiz oranına, faiz türüne, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine" yönelik olup, "müvekkili ile alacaklı arasında alacaklı borçlu ilişkisi mevcut değildir" şeklinde soyut ve genel bir beyandan ibaret olduğunu, bu itiraz, alacağı sürüncemede bırakmak ve ödemeyi geciktirmek amacıyla yapılmış, tamamen kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun bir girişim olduğunu, zira davalı taraf, hangi faturaya, hangi irsaliyeye veya hangi ticari işleme istinaden borçlu olmadığını somut bir şekilde ortaya koyamamış, yalnızca genel geçer ifadelerle borçtan kurtulma çabasına girdiğini, bu durum, davalının ticari defter ve kayıtlarında da açıkça görüleceği üzere, gerçeği yansıtmadığını, itirazın iptali davaları, doğası gereği icra takibi ile sıkı bir bağ içerisinde olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu tür davalarda ispat yükü alacaklıda olmakla birlikte, alacaklının takibe dayanak yaptığı belgeler ve borcun sebebi çerçevesinde alacağını ispatlaması yeterli olduğunu, itirazın iptali davası, itiraz üzerine duran ilamsız icra takibinin devamını amaçlayan ve dayanağı olan icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan bir dava türü olduğunu, alacaklı, takip talebinde gösterilen belgeye dayanarak itirazın iptali davası açabileceğini, müvekkili de tam olarak bu ilkeye uygun hareket ettiğini, ticari ilişkiden kaynaklanan ve faturalarla belgelenen alacağı için takip başlattığını, davalının soyut inkârı, bu somut ve belgeli alacak karşısında hukuki bir değer taşımadığını, davalı tarafın itirazı, İcra ve İflas Kanunu'nun r...