DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:22/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ... tanınan bir firma olduğunu ve "... ..." nin sahibi olup, ... merkezlerinin işletme adının, "..." olarak geçtiğini ve aynı ibareli tescilli markasının da bulunduğunu, müvekkilinin ... isimli kurumsal internet sitesi üzerinden hastaları ile iletişime geçtiğini, "..." servisini kullandığını ve bu yolla yeni hastalara ulaştığını, ancak, davalının izlediği reklam politikaları nedeniyle müşteriler tarafından müvekkiline ait "..." markasının "... davalının işletmesine ait reklamların yer aldığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1147 Esas KARAR NO: 2026/95 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 19/10/2022 NUMARASI:2021/449 E. - 2022/224 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:22/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ... tanınan bir firma olduğunu ve "... ..." nin sahibi olup, ... merkezlerinin işletme adının, "..." olarak geçtiğini ve aynı ibareli tescilli markasının da bulunduğunu, müvekkilinin ... isimli kurumsal internet sitesi üzerinden hastaları ile iletişime geçtiğini, "..." servisini kullandığını ve bu yolla yeni hastalara ulaştığını, ancak, davalının izlediği reklam politikaları nedeniyle müşteriler tarafından müvekkiline ait "..." markasının "... davalının işletmesine ait reklamların yer aldığını, davacının Üsküdar .... Noterliği aracılığıyla göndermiş olduğu ihtarnamesinde davalıya, ... reklamlarından haksız rekabet oluşturan "..." ve "..." kelimelerini kaldırmasını ihtar ettiğini, davalının ihtarname cevabında "..." kelimesinin ... üzerinde anahtar kelime olarak tanımlanmadığını beyan ettiğini, bunun üzerine davacının davalıya, ikinci bir ihtarname gönderdiğini, bu ihtarname ile davalının "..." kelimesini negatif anahtar kelime olarak tanımlaması gerektiğini, aksi durumda kendine ait markanın reklamlarda kullanılması durumunun sona ermiş sayılmayacağı ve marka hakkına tecavüz olduğunun ihtar edildiğini, davalının da "..." ve "..." kelimelerinin global terimler olduğunu, bu terimlerin negatif anahtar kelimeler arasına eklenmesinin hukuki bir dayanağının olamayacağını belirttiğini, dilekçe içeriğinde ihtarnameler ile bu duruma ilişkin doktrin görüşlerinin sunulduğunu, davalının ... hesabı incelenerek reklamları için kullandığı anahtar kelimeleri tespit etmenin mümkün olduğunu, ayrıca davacı yanca "..." adlı program ile tespitler yapıldığını ve davalının markası için "... şikayet" ve " ..." kelimelerinin yazılması ile çıkan reklamlar ve buna ilişkin ücretlendirmelerin görüldüğünü belirterek, açıklanan nedenlerle, davalının, müvekkilinin haklarını ihlal eden kullanımlarının SMK kapsamında tecavüz oluşturduğunun tespit edilmesini, tecavüzün önlenmesini ve kaldırılmasını, haksız rekabetin tespitine, menine ve haksız rekabetin sonuçlarının tamamıyla ortadan kaldırılmasına, davalının haksız rekabet sonucunda elde ettiği muhtemel kazanç da dikkate alınmak ve bilirkişi incelemesiyle zararın tamamının belirlenebileceği karşısında belirsiz alacak olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, hükmedilecek taz...