Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin 233 sayılı KHK hükmüne tabi olarak kurulan kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu, DHMİ hizmet binası ile işletmekte olduğu hava limanlarınındaki sağlık hizmetlerinin firmalara yaptırıldığını, dava dışı ...un işçilik alacaklarının verilen İş mahkemesi kararlarına istinaden davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, ödenen 20.643,81 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin davacının açık kusuru ve...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/199 - 2026/53 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/199 KARAR NO : 2026/53
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 03/03/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/955E., 2020/205K.
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/01/2026 YAZIM TARİHİ : 22/01/2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin 233 sayılı KHK hükmüne tabi olarak kurulan kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu, DHMİ hizmet binası ile işletmekte olduğu hava limanlarınındaki sağlık hizmetlerinin firmalara yaptırıldığını, dava dışı ...un işçilik alacaklarının verilen İş mahkemesi kararlarına istinaden davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, ödenen 20.643,81 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin davacının açık kusuru ve danışık sebebiyle hukuken geçersiz olduğunu, bu sebeple çalışan kişilerin de davacı kurum işçileri olarak kabulü gerektiğini, davadışı işçiye ödenen ücretten davalı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Dava tarihinde yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14. maddesi 3.fıkrasında işçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır Ancak işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. hükmünü içermektedir. Bu hüküm işçi ve işveren arasındaki hukuk ilişkiye ilişkindir. Kıdem tazminatı alacağı yerleşik Yargıtay kararları uyarınca (23. H.D'nin 2014/5216 E-2015/4986 K) her bir işverenin işçinin kendi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarla sınırlı olarak sorumlu olup, son işveren ise yıllık izin ücreti alacağı ve fesih ihbar alacağından sorumludur. (11. H.D'nin 2013/166 E -18061 K) Davacının anılan düzenleme ve ilkeler çerçevesinde davalılardan rücuan talep edebileceği tazminat alacağının belirlenmesi için HMKnın 266 ve devamı mad...