Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, mum üretimi ve satışı yapmakta olan, aynı zamanda mum eğitimi de veren bir girişimci olduğunu, üretiminde kullandığı hammaddeleri tedarik ederek, elde ettiği ürünleri hem kendi üretim sürecinde kullanmakta olduğunu, hem de diğer girişimci üreticilere pazarladığını, bu hususta müvekkilinin davalıdan 19.02.2025 tarihinde ..... fatura numaralı 6.300,00 EURO X 37,1100 TL olarak toplam 233.793,00 TL bedelli faturada görüldüğü üzere 1 ton ağırlığında PRF 202 malzeme kodlu " ..... (SİLİNDİR / ŞAMDAN " açıklamalı ürünü davalıdan aldığını, bunun sonucunda müvekkilinin toplam bedelinin tamamının peşin olarak davalıya imzalandığını, satın alınan ürünün, davalı tarafından ..... olarak kodlanan ..... 4120 (soya kap dışı) ham maddesi olduğunu,...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/734 Esas KARAR NO : 2025/1184
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 07/08/2025 KARAR TARİHİ : 03/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, mum üretimi ve satışı yapmakta olan, aynı zamanda mum eğitimi de veren bir girişimci olduğunu, üretiminde kullandığı hammaddeleri tedarik ederek, elde ettiği ürünleri hem kendi üretim sürecinde kullanmakta olduğunu, hem de diğer girişimci üreticilere pazarladığını, bu hususta müvekkilinin davalıdan 19.02.2025 tarihinde ..... fatura numaralı 6.300,00 EURO X 37,1100 TL olarak toplam 233.793,00 TL bedelli faturada görüldüğü üzere 1 ton ağırlığında PRF 202 malzeme kodlu " ..... (SİLİNDİR / ŞAMDAN " açıklamalı ürünü davalıdan aldığını, bunun sonucunda müvekkilinin toplam bedelinin tamamının peşin olarak davalıya imzalandığını, satın alınan ürünün, davalı tarafından ..... olarak kodlanan ..... 4120 (soya kap dışı) ham maddesi olduğunu, müvekkilinin bu üründen yaklaşık 102 kglık kısmını müşterilerine sevk ettiğini, aynı zamanda kendi üretiminde de kullandığını, ancak yapılan üretimlerde, davalının temin ettiği hammadde nedeniyle kristalleşme problemi yaşandığını, ürünlerin, davalı firmanın önerdiği sıcaklık aralıklarında bir çok kez denenmesine rağmen kalite standartlarına ulaşamadığını, bu ürünlerin kullanılamaz durumda olduğunu, müvekkilinin bu durumu doğrudan davalı firmaya bildirdiğini, davalı firmanın, müvekkiline çeşitli üretim teknikleri ve sıcaklık dereceleri önererek sorunun çözümü için farklı yöntemler sunmuş olduğunu, ilaveten müvekkiline bu kusuru kamufle etmek için yüzey kaplama parafini gönderdiğini, müvekkilinin yüzey kaplama parafinini kullanmanın üretime artı bir iş yükü bindireceğini belirtip diğer önerileri eksiksiz şekilde uyguladığını, hatta ürünün satışını yaptığı farklı illerdeki müşterileriyle çevrim içi bağlantı kurarak birlikte denemeler gerçekleştirdiğini, ancak yapılan tüm denemelere rağmen kristalleşme problemi devam ettiğini, ürünlerin hiçbir şekilde kullanılabilir hâle gelmediğini, bu durumun, ürünün yapısal bir kusur içerdiğini ve problemin kullanıcı hatasından değil, doğrudan ürünün teknik özelliklerinden kaynaklandığını açıkça ortaya koyduğunu, müvekkilinin, bu ayıplı ürünleri müşterilerine gönderdikten sonra, yaşanan problemler nedeniyle ciddi bir ticari itibar kaybına uğradığını, ürünlerin kullanılmaz durumda olması sebebiyle müşterilerden gelen iade taleplerini karşılamak zorunda kaldığını, gönderilen tüm ürünlerin, müvekkilinin kendi cebinden karşıladığı kargo ücretleriyle geri alındığını, bu kapsamda müvekkilinin, sadece kargo ücretleri için yaklaşık 4.500 TL zarara uğradığını, bu zararın, doğrudan ürünün ayıplı olmasından kaynaklandığını, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı şirketin ayıplı hizmeti nedeniyle Türk Borçlar Kanununun 227. madd...