Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı şirket vekili, istihkak davasının kabul edilmiş olmasının müvekkilinin kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceğinden manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli olmadığını, Anayasa'nın 36. maddesinde hak arama, davacı ve davalı olma hakkının düzenlendiğini, bu kapsamda hak arama özgürlüğünün kullanılması nedeniyle kişilik hakları zarara uğrasa bile üstün bir hak olan hak arama özgürlüğünün kullanılması nedeniyle zarar gören kişilerin manevi tazminat isteyemeyeceğini, müvekkilinin davacıya zarar vermek kastı...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1868 - 2026/13 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1868 Esas KARAR NO : 2026/13 KARAR TARİHİ : 02/01/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/02/2024 NUMARASI : 2021/350 Esas, 2024/107 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı şirket vekili, istihkak davasının kabul edilmiş olmasının müvekkilinin kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceğinden manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli olmadığını, Anayasa'nın 36. maddesinde hak arama, davacı ve davalı olma hakkının düzenlendiğini, bu kapsamda hak arama özgürlüğünün kullanılması nedeniyle kişilik hakları zarara uğrasa bile üstün bir hak olan hak arama özgürlüğünün kullanılması nedeniyle zarar gören kişilerin manevi tazminat isteyemeyeceğini, müvekkilinin davacıya zarar vermek kastı ile hak arama özgürlüğünü kötüye kullanmadığını, yüksek yargı kararlarının bu yönde olduğunu, davacı şirketin haksız haciz sebebiyle zarara uğramadığını, davacının müspet zararından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, haksız fiilde gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu, davacının maddi zararını ispat etmesi gerektiğini, zararın davacı tarafça belirlenebilir olması sebebiyle kısmi ya da belirsiz alacak davası açamayacağını, davacı şirketin eski ortağı ...'nin sonrasında borçlu şirketin yetkili ve ortağı olduğunu, haciz sırasında davacı şirketin kusurlu olduğunu, haciz kasten yapılmadığından istihkak davasında müvekkili aleyhine inkar tazminatına hükmedilmediğini, istihkak davalarının maddi hukuk anlamında kesin hüküm teşkil ettiğini, istihkak davasında maddi zararın ispat edilmesi halinde bu zararın hüküm altın alınabildiğini, bu sebeple eldeki davanın reddi gerektiğini ileri ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamından, davalı şirket tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile dava dışı ... Tıbbi Cihazlar...Ltd.Şti., ... Medikal.. Ltd. Şti. ve ... adına icra takibi başlattığı, davacı şirkete ait iş yerinde haciz ve muhafaza işlemleri gerçekleştirildiği, davacı şirket yetkilisi tarafından haciz sırasında istihkak iddiasında bulunulduğu, davacı şirket tarafından İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi 2015/525 Esas sayılı dosyasında açılan istihkak davası sonucu 05/03/2020 tarih 2020/268 Karar sayılı il...