6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; bilgisi ve dışında davalı firma ile sahte dijitürk üyelik sözleşmesi tanzim edildiğini, İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında usul ve yasaya aykırı tebliğat yapılarak takibin kesinleştirildiğini, sözleşmede atılı bulunan imzaların kendisine ait olmadığını, herhangi bir dijitürk hizmeti almadığını ve işyerine de kurulum yaptırmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığımın tespitini icra takibinin iptalini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu ispat edemezse dava şartı olan hukuki yararın bulunmadığından reddedilmesi gerektiğini, davacının borçlu olduğunu bilerek icra takibinde imzaya itiraz etmediğini, davacının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/661 KARAR NO : 2025/1421 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/09/2021 ESAS NO : 2016/974 KARAR NO : 2021/601 DAVA: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; bilgisi ve dışında davalı firma ile sahte dijitürk üyelik sözleşmesi tanzim edildiğini, İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında usul ve yasaya aykırı tebliğat yapılarak takibin kesinleştirildiğini, sözleşmede atılı bulunan imzaların kendisine ait olmadığını, herhangi bir dijitürk hizmeti almadığını ve işyerine de kurulum yaptırmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığımın tespitini icra takibinin iptalini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu ispat edemezse dava şartı olan hukuki yararın bulunmadığından reddedilmesi gerektiğini, davacının borçlu olduğunu bilerek icra takibinde imzaya itiraz etmediğini, davacının arayarak borcu ödeyeceğini, ancak diğer icra takiplerine itiraz edeceğini, her ne kadar kendi imzası olmasa da senetleri kızkardeşinin imzaladığını ona yetki verdiğini beyan ettiğini, müvekkili tarafından borçluya yapılan iş, işyeri aboneliği ... yayınlarındaki maçların izlenmesi olup bunlar için belirtilen adreste kurulum yapmak ve çanak bağlamak olduğunu, bu işler esaslı ve büyük işler olup senetteki imzaya itiraz eden borçlunun şimdiye kadar bu olanlara ses çıkarmayıp yapılmasının hayatın olağan akışına ters olup aksini düşünmenin mümkün olmadığını, itiraz eden borçlunun bu olayda kendine menfaat sağladığını ve ne zaman ki senetlerin ödenmemesiyle ve taraflarınca senetlerin takibe konulmasıyla haksız ve hukuka aykırı olarak imzaya ve borca itiraz etmemelerine rağmen sonradan menfi tespit davası açmasının hakkın kötüye kullanılması olup aynı zamanda dava şartının yokluğu nedeniyle işbu davanın reddi gerektiğini, borçluların imza örneklerinin celbi ilgili yerlere müzekkere yazılmasını, sözleşme aslının ... Genel Merkezinden celbine karar verilmesini de talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK m. 72/3 kapsamında icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasında, ihtilaf, takip dayanağı faturaların kaynaklandığı sözleşmesel ilişki itibariyle abonelik sözleşmesinin altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunun tespiti noktalarından kaynaklanmakta olup imzanın davacıya ait olduğunun ispat yükünün davalı tarafta bulunduğunu, bu kapsamda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas dairesinden alınan 22/02/2021 tarih 2020/86732 sayılı bilirkişi raporu ile; inceleme konusu belgelerde ...'ya atfen atılan imzanın ...'nun mevcut mukayese imzaları...