6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 04.02.2013 tarihinde genel gözetim hizmetlerinin verilmesine ilişkin sözleşme ve 01.03.2015 tarihinde temizlik, yemek ve çay servisi hizmeti verilmesine ilişkin sözleşmeler akdedildiğini, işbu sözleşmelerin davalı tarafından 9. maddeleri uyarınca 26.04.2019 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, davalının sözleşmeyi feshettikten sonra, müvekkili şirketin eski çalışanları ... ve ... isimli personelleri 04.02.2013 tarihli sözleşmenin 14. maddesine ve 01.03.2015 tarihli sözleşmenin 19. maddesine aykırı olarak kendi merkezinde çalıştırmaya başladığını, bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart niteliğindeki tazminatın müvekkiline ödenmesi amacıyla davalıya ihtarname gönderilmiş ise de davalı tarafından herhangi bir...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/78 KARAR NO : 2025/1462 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/494 KARAR NO : 2021/943 DAVA TARİHİ: 15/08/2019 KARAR TARİHİ: 02/11/2021 DAVA: Alacak KARAR TARİHİ: 17/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 04.02.2013 tarihinde genel gözetim hizmetlerinin verilmesine ilişkin sözleşme ve 01.03.2015 tarihinde temizlik, yemek ve çay servisi hizmeti verilmesine ilişkin sözleşmeler akdedildiğini, işbu sözleşmelerin davalı tarafından 9. maddeleri uyarınca 26.04.2019 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, davalının sözleşmeyi feshettikten sonra, müvekkili şirketin eski çalışanları ... ve ... isimli personelleri 04.02.2013 tarihli sözleşmenin 14. maddesine ve 01.03.2015 tarihli sözleşmenin 19. maddesine aykırı olarak kendi merkezinde çalıştırmaya başladığını, bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart niteliğindeki tazminatın müvekkiline ödenmesi amacıyla davalıya ihtarname gönderilmiş ise de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere son düzenlenen fatura baz alınarak tespit edilecek bir aylık hizmet bedelinin her bir işçi için ayrı ayrı tahakkuk ettirilerek tespit edilecek tazminatın müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek her türlü fazlaya ve diğer hususlara ilişkin hak, alacak, dava ve taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla, iki personel için şimdilik 1.000,00 TL tutarındaki tazminatın temerrüt tarihi olan 21.06.2019 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davacı vekili 12.07.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, talebini 21.656,00 TL artırarak talebini 22.656,00 TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 1.000,00 TL belirsiz alacak şeklinde açılmasının HMK'nın 107. maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bahsi geçen ... ve ...'in iş akitlerinin davacı şirket tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, personellerin bir süre işsiz kaldıktan sonra müvekkili şirkette önceden çalışmış olmalarına istinaden çalışmak için başvuruda bulunduklarını, davacının çalışanlarının İş Kanunu uyarınca işyeri devri gibi işlem göremeyeceğini, davacının kendi isteğiyle çalışanlarının iş akitlerini tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkili tarafından çalışanın bordrosunun devralma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının işine son verdiği çalışanları vasıfsız işçide oldukları göz önüne alındığında herhangi bir rekabet yasağı veya buna benzer sair bir ihlali olamayacağı belli olduğundan Anayasal Hakları kapsamında çalışma hürriyetlerini kullanarak müvekkiline işverenlik için iş başvurusu yapmış olmalarında hiçbir sakınca bulunmadığını, her ahvalde süresiz çalışma yasağının zaten yok hükmünde olduğunu, müvekkili şirkette sonradan işbaşı...