Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamına göre; banka ile borçlu arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borçluya kredi kullandırıldığı, borçların ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek alacağın muaccel hale geldiği ve bu kapsamda borçluya hesap kat ihtarının gönderildiği anlaşılmaktadır. Hesabın kat edilmesi alacağın muacceliyeti için yeterli olup, ihtarın tebliği şart olmamakla birlikte, somut olayda ihtarın borçluya tebliğ edildiği ve süresinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, İİKnin 68/b maddesi uyarınca itiraz edilmeyen hesap kat ihtarı ve hesap özetleri, İİKnin 68. maddesinde sayılan belgeler niteliğini kazanmış; asıl alacak ve faiz oranları kesinleşmiştir. Borçlunun icra takibine yaptığı itirazın, sözleşmeye, imzaya ve...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/534 Esas KARAR NO : 2025/927
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 16/07/2025 KARAR TARİHİ : 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamına göre; banka ile borçlu arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borçluya kredi kullandırıldığı, borçların ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek alacağın muaccel hale geldiği ve bu kapsamda borçluya hesap kat ihtarının gönderildiği anlaşılmaktadır. Hesabın kat edilmesi alacağın muacceliyeti için yeterli olup, ihtarın tebliği şart olmamakla birlikte, somut olayda ihtarın borçluya tebliğ edildiği ve süresinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, İİKnin 68/b maddesi uyarınca itiraz edilmeyen hesap kat ihtarı ve hesap özetleri, İİKnin 68. maddesinde sayılan belgeler niteliğini kazanmış; asıl alacak ve faiz oranları kesinleşmiştir. Borçlunun icra takibine yaptığı itirazın, sözleşmeye, imzaya ve hesap özetine yönelik olmayıp hukuki dayanaktan yoksun ve icra sürecini uzatmaya yönelik olduğu, alacağın sözleşmeden kaynaklanan, belirlenebilir ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmiştir. Akdi ve temerrüt faizlerinin sözleşmede açıkça düzenlendiği, borçlunun bu şartları imzasıyla kabul ettiği, süresinde itiraz edilmeyen hesap kat ihtarına karşı icra mahkemesinde itirazların dinlenemeyeceği ve bu hususların yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğu görülmüştür. Bu itibarla, borçlunun haksız itirazının kaldırılması ve takibin devamına karar verilmesi gerektiği, ayrıca likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, aksi yöndeki değerlendirmenin isabetsiz olduğu sonucuna varılmıştır. Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı asıl borçlu aleyhine alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemli davada, davadan sonra borçlu vekilinin icra dosyasına sunduğu 15/09/2025 tarihli dilekçe ile itirazını geri çektiği ve borcu kabul ettiği tespit edildi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı asıl borçluya yönelik başlatılan icra takibine, davalının yaptığı itirazın iptlai istemine ilişkindir. Dava konusu icra dosyasının incelenmesinde, davalı borçlu vekilinin 15/09/2025 tarihli dilekçesi ile itirazın geri çekildiği ve borcun kabul edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 08/12/2025 tarihli beyan dilekçesi ile itirazın geri çekildiği ve borcun kabul edildiği bu haliyle davanın konusuz kaldığı, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi ve icra inkar tazminatı talebi bulunduğu...