Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı şirket yönetim kurulunun başlangıçta iyi niyetli hareket ettiği, ancak sonrasında şirketin ve pay sahiplerinin menfaatini gözetmek yerine kendi menfaatleri doğrultusunda hareket etmeye başladığı, şirketin yönetimini tamamen ele geçirdiği, Yönetim kurulunun yetkilerini kötüye kullanarak, genel kurul kararı alınmadan önemli miktarda menkul ve gayrimenkul satışları yaptığı, bu satışlardan diğer pay sahiplerine pay vermediği ve bilgilendirme yapmadığı, Şirketi zarara sokacak sözleşmeler imzaladığı, yüksek faiz oranlı krediler aldığı, gereksiz harcamalar yaptığı, şirketi sürekli borçlandırdığı ve malvarlığını azalttığı, vergi ve SGK borçlarını ödemediği, Davacının bilgi alma hakkının engellendiği, genel...
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/501 KARAR NO : 2025/1008
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 10/07/2024 KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı şirket yönetim kurulunun başlangıçta iyi niyetli hareket ettiği, ancak sonrasında şirketin ve pay sahiplerinin menfaatini gözetmek yerine kendi menfaatleri doğrultusunda hareket etmeye başladığı, şirketin yönetimini tamamen ele geçirdiği, Yönetim kurulunun yetkilerini kötüye kullanarak, genel kurul kararı alınmadan önemli miktarda menkul ve gayrimenkul satışları yaptığı, bu satışlardan diğer pay sahiplerine pay vermediği ve bilgilendirme yapmadığı, Şirketi zarara sokacak sözleşmeler imzaladığı, yüksek faiz oranlı krediler aldığı, gereksiz harcamalar yaptığı, şirketi sürekli borçlandırdığı ve malvarlığını azalttığı, vergi ve SGK borçlarını ödemediği, Davacının bilgi alma hakkının engellendiği, genel kurul kararlarının baskı ve usulsüzlükle alındığı, ------ Esas sayılı dava sonucunda genel kurul kararlarının iptal edildiği, Bu dava sonrası davacının kar payı dağıtımına dahil edilmediği, yönetim kurulunun eşit işlem ilkesine aykırı hareket ettiği, Yönetim kurulunun özen ve bağlılık yükümlülüğüne (TTK m.369) ve vekalet sözleşmesindeki sadakat ve özen yükümlülüğü (TBK m.506) aykırı davrandığı, Davacının şirketlerde malvarlığı bulunmasına rağmen bunlardan yararlanamadığı, maddi durumunun kötü olduğu ve adli yardım talebinin bu nedenle haklı olduğu, Şirket yönetiminin kalan malvarlıklarını kaçırma ihtimali bulunduğu, bu nedenle ihtiyati tedbir uygulanması gerektiği, hususlarını ileri sürmüştür. Sonuç ve Talep: Adli yardım talebinin kabulü, Şirketin malvarlıkları üzerinde ihtiyati tedbir uygulanması, Zarara ilişkin talepler saklı kalmak kaydıyla şirketin son 25 yıla ait ticari defter, denetim raporu, faaliyet raporu, aktif-pasif değişimleri, kar dağıtım oranlarının incelenmesi, Hukuka aykırı işlemler nedeniyle şirkete kayyım atanarak mali yapısına, yönetimine ve defter kayıtlarına el konulması, talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1981 yılında davacının amcası ve babasının da aralarında bulunduğu 5 kardeş tarafından kurulduğu, davacının babasının 1999 yılında vefatı üzerine davacının diğer mirasçılarla birlikte şirkete %1,56 oranında pay ile ortak olduğu, şirketin aile şirketi olarak faaliyetlerini yürüttüğü, davacının şirketin mali yapısına ve yönetimine kayyım atanması talebinin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğu, şirketin %98,4'lük pay çoğunluğunu elinde bulunduran diğer aile üyelerini gereksiz davalarla meşgul ettiği, şirketin ticari itibarına zarar verdiği ve işleyişini engellediği, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'ndaki düzenlemelere göre kayyım atanabilmesi için organ eksikliği veya yönetim kurulunun görevini...