DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/12/2017 tarih ve 2016/455 Esas - 2017/463 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı şahsın 2015/3944 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna, müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yoğun emek...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1337 - 2025/2512 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1337 KARAR NO : 2025/2512 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2017 NUMARASI : 2016/455 E. - 2017/463 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/12/2017 tarih ve 2016/455 Esas - 2017/463 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı şahsın 2015/3944 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna, müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yoğun emek ve etkin tanıtım faaliyetleri sonucu tüketiciler nezdinde kendisi ile özdeşleşmiş ... ve ... ibaresine ekli ibare ve şekillerden oluşan 242 adet tescilli markanın ve marka başvurusunun sahibi olduğunu, ... kök ibareli bu markaların seri marka niteliği taşıdığını, dava konusu başvurunun tescilinin tüketiciler nezdinde karışıklık yaratarak başvuru sahibi lehine haksız avantaj sağlayacağını, müvekkilinin markalarının itibarının zedeleneceğini, davalı başvurusunun müvekkili markalarının ticari itibarından ve getirisinden faydalanmak amacı taşıdığını, kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-9406 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle davacının "..." markaları ile davalının "..." ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilm...