İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, işbu dosyası kapsamında, uyuşmazlığa konu ... Ticaret Limited Şirketinin şirket hisseleri üzerine mahkemece ihtiyati tedbir kararı konulduğunu, tedbir kararının verilmesinden sonra davalının, şirket üzerinde fiili tasarruf imkanını kaybettiğini, bu nedenle müvekkilini anlaşmaya zorlamak amacıyla tehdit etmeye başladığını, davalının, Benimle anlaşmazsan şirketin çeklerini keseceğim, şirketi borçlandıracağım şeklinde tehditlerde bulunduğunu, şirket adına çek düzenleyip piyasaya sürmeye başladığını, davalının bu eylemlerinin, şirketin mali yapısını ve itibarını doğrudan zarara uğratma riski taşıdığı gibi, davanın konusunu da tamamen işlevsiz hale getireceğini,...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:03/10/2025 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, işbu dosyası kapsamında, uyuşmazlığa konu ... Ticaret Limited Şirketinin şirket hisseleri üzerine mahkemece ihtiyati tedbir kararı konulduğunu, tedbir kararının verilmesinden sonra davalının, şirket üzerinde fiili tasarruf imkanını kaybettiğini, bu nedenle müvekkilini anlaşmaya zorlamak amacıyla tehdit etmeye başladığını, davalının, Benimle anlaşmazsan şirketin çeklerini keseceğim, şirketi borçlandıracağım şeklinde tehditlerde bulunduğunu, şirket adına çek düzenleyip piyasaya sürmeye başladığını, davalının bu eylemlerinin, şirketin mali yapısını ve itibarını doğrudan zarara uğratma riski taşıdığı gibi, davanın konusunu da tamamen işlevsiz hale getireceğini, davalının halen şirket müdürü sıfatını kullanarak işlem yapmaya devam ettiğini, bu sıfatla üçüncü kişilerle şirketi borçlandırabilecek durumda olduğunu belirterek, davalının şirket müdürü sıfatıyla şirket adına işlem yapmasının ihtiyaten kısıtlanmasına, şayet bu talepleri mahkemece yerinde görülmezse şirkete, davalının kötüye kullanımlarını engellemek amacıyla bağımsız bir temsilci/kayyım atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Eldeki davanın korkutma gabin nedeniyle pay devrinin iptali ve tazminat davası olduğu, davacı vekilinin talep dilekçesinde davalı şirket müdürünün işlem yapmasının ihtiyaten kısıtlanmasına, kısıtlanması kabul görmezse kayyım atanmasının talep edildiği, bu talepler bakımından değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusu olmadığı, ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, eldeki dava yöneticinin azline ilişkin olmadığı, yöneticinin azline ilişkin açılmış bir dava olmadığı, pay devrinin iptaline ilişkin davada şirket müdürünün görevinin kısıtlanması ya da şirkete kayyım ataması talep edilemeyeceği, kayyım atanması için kanunda aranan şartlar da oluşmadığından davacı vekilinin taleplerinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir kararı verilmesinden sonra davalının şirket üzerinde fili tasarruf imkanını kaybettiğini, bu nedenle müvekkilini anlaşmaya zorlamak amacıyla tehdit etmeye başladığını, davalının benimle anlaşmazsan şirketin çeklerini keseceğini, şirketi borçlandıracağım şeklinde tehditlerde bulunduğunu, d...