Taraflar arasındaki şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle tasfiye memurunun değiştirilmesine dair 20/06/2025 tarihli ek karara karşı tasfiye memurunca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 08/04/2011 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilerek kurulduğunu, müvekkilinin de davalı şirketin %25 payına sahip kurucu ortaklarından olduğunu, davalı şirketin kurulduğu tarihten bugüne kadar fiilen herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını ve yaklaşık 10 yıldır Ortaklar Kurulu (Genel Kurul) gibi kanunen gerekli organları da toplamadığını, davalı şirketin yaklaşık 10 yıldır aktif veya pasif herhangi bir ticari faaliyeti ve yine esas sözleşmesinde gösterilen faaliyet konularıyla ilgili olarak herhangi bir...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1421 Esas 2025/1274 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1421 KARAR NO : 2025/1274
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/06/2025 (ek karar) NUMARASI : 2022/206 Esas 2022/863 Karar
DAVA TARİHİ : 20/03/2022 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025
Taraflar arasındaki şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle tasfiye memurunun değiştirilmesine dair 20/06/2025 tarihli ek karara karşı tasfiye memurunca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 08/04/2011 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilerek kurulduğunu, müvekkilinin de davalı şirketin %25 payına sahip kurucu ortaklarından olduğunu, davalı şirketin kurulduğu tarihten bugüne kadar fiilen herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını ve yaklaşık 10 yıldır Ortaklar Kurulu (Genel Kurul) gibi kanunen gerekli organları da toplamadığını, davalı şirketin yaklaşık 10 yıldır aktif veya pasif herhangi bir ticari faaliyeti ve yine esas sözleşmesinde gösterilen faaliyet konularıyla ilgili olarak herhangi bir faaliyetinin de bulunmadığını, sermayesinin zayi olmasından ve uzun yıllardır herhangi bir gelir elde etmemesinden dolayı SGK ve vergi borçlarını da ödeyemediğini, bu borçların müvekkili tarafından ödendiğini, uzun süreden beri herhangi bir faaliyetinin bulunmaması nedeniyle davalı şirketin kuruluş amacının gerçekleştirilmesinin imkanının kalmadığını, müvekkilinin davalı şirketin devamında korunmaya değer menfaatinin kalmadığını ve davalı şirketin haklı nedenlerle feshine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket uzun süredir herhangi bir faaliyette bulunmadığından, bu organların mevcut hale getirilmesinin ve toplanmasının sağlanmasının mümkün olmadığı gibi bunun beklenmesinde de hukuki yarar bulunmadığını iddia ederek davalı şirketin haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalıya, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen, süresi içinde cevap dilekçesi sunmayarak, davacının iddialarını inkarla yetindiği kabul edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 22/12/2022 tarihli karar ile; söz konusu şirketin kurulduğu andan itibaren hiç faaliyete geçmediği, kurulduğu andan itibaren BA ve BS formlarının tamamen boş olarak düzenlendiği, bu durumun şirketin faaliyete geçmediğinin yegane göstergesi olduğu, şirketin 31/12/2014 tarihinde vergi dairesince vergiden resen terk edildiği, şirketin kurulduğu andan itibaren hiçbir ortaklar kurulu toplantısının yapılmadığı, şirket ile ilgili vergi borçlarının ödeme emirlerinin tahsilat için ortaklara gönderildiği, davacı açısından şirketin haklı nedenle feshi için TTK'nun 636/3 maddesi gereğince haklı nedenlerin bulunduğu yönünde kanaatin oluştu...