DAVANIN KONUSU:Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olması neticesinde, fazla ilişkin her türlü hakları saklı olmak üzere şimdilik doğrudan ve dolaylı zarar miktarlarını ayrıştırma hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 45.000-TL zarardan doğrudan zarar olarak tespit edilecek kısmı yönünden bu şekilde belirlenecek zarar bedelinin davacıya, dolaylı zarar olarak tespit edilecek kısmı yönünden ise dava dışı şirkete davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak her bir zararlandırıcı işlem tarihi itibari ile işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:04/06/2025 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/10/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olması neticesinde, fazla ilişkin her türlü hakları saklı olmak üzere şimdilik doğrudan ve dolaylı zarar miktarlarını ayrıştırma hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 45.000-TL zarardan doğrudan zarar olarak tespit edilecek kısmı yönünden bu şekilde belirlenecek zarar bedelinin davacıya, dolaylı zarar olarak tespit edilecek kısmı yönünden ise dava dışı şirkete davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak her bir zararlandırıcı işlem tarihi itibari ile işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine, davalıların özen ve sadakat yükümlülüklerini açıkça aykırı zararlandırıcı eylemlerinin davacının büyük mağduriyetine sebebiyet verdiği dikkate alınarak, HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince, davalı şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerinin yetkilerinin ihtiyati tedbir yoluyla tedbiren kısıtlanmasına ve şirkete geçici olarak şirket yönetim kuruluna yönetim ve denetim kayyımı atanmasına, davalıların zararlandırıcı eylemleri ile elde ettikleri haksız menfaat dikkate alınarak öncelikle şirket hisseleri ile ayrıca menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına (sayın mahkemeye delil listemizde bildireceğimiz hak ve alacaklar, banka hesapları, teminatlar, hisse senetleri ve benzeri her türlü emval) ile mal kaçırma amacıyla üçüncü kişiler üzerine devrettikleri mal varlıklarına teminatsız ve süresiz olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalı şirkete temsil kayyumu atanmasını gerektirir organ boşluğunun bulunmadığı, denetim kayyumu atanmasına ilişkin yasal bir düzenlemede olmayıp, aslolanın şirketlerin ortakları tarafından alınan kararlar ile belirlenen yöneticiler tarafından yönetilmesi olduğu, yöneticilerin görevlerini gereği gibi yapmamaları halinde ise şirkete ve dolayısıyla diğer ortaklara verdikleri zararların tazmini için her zaman dava açılmasının mümkün olduğu, mahkememize açılan sorumluluk davasında da henüz delillerin toplanmaması hususu dikkate alındığında şirketin mevcut yöneticiler tarafından kötü yönetildiğine ilişkin dosyada yeterli delil de mevcut olmadığı, kaldı ki yukarıda da bahsedildiği gibi şirketin feshi istemli açılan davada şirketle ilgili koruyucu tedbirlerin TTK kapsamında alınmasının da mümkün olduğu dikkate alındığından yönetim ve dene...