DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu dava dışı şirkete yapmak istediği ödemenin davalı bankanın verilen bilgileri kontrol etmemesi ve gerekli özeni göstermemesi nedeniyle havale bedelini başka bir kişinin hesabına yapmasından dolayı müvekkilinin mağdur olmasına sebebiyet verdiğini, davalı bankanın yapmış olduğu bankacılık hizmetlerinden kaynaklı olarak üstlenmiş olduğu yükümlülüklerine aykırı davrandığını, müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini için davalı bankaya ihtarname göndermiş ise de olumlu bir sonuç alamadığını, müvekkilinin mağduru olduğu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/511 KARAR NO : 2025/1264 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26/10/2021 NUMARASI : 2021/140 E. - 2021/617 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu dava dışı şirkete yapmak istediği ödemenin davalı bankanın verilen bilgileri kontrol etmemesi ve gerekli özeni göstermemesi nedeniyle havale bedelini başka bir kişinin hesabına yapmasından dolayı müvekkilinin mağdur olmasına sebebiyet verdiğini, davalı bankanın yapmış olduğu bankacılık hizmetlerinden kaynaklı olarak üstlenmiş olduğu yükümlülüklerine aykırı davrandığını, müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini için davalı bankaya ihtarname göndermiş ise de olumlu bir sonuç alamadığını, müvekkilinin mağduru olduğu dolandırıcılık suçunun failinin tespit edilerek cezalandırılması için suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı banka aleyhine icra takibi yapıldığını, söz konusu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından gerçekleştirilen işlemlerin davacının talimatına uygun şekilde gerçekleştirildiğini, müvekkili bankaya herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, müvekkili bankanın swıft işlemlerinde gönderilen hesaba yönelik hesabın kime ait olduğu gibi bilgileri kontrol edebilme imkanının bulunmadığını, müvekkili bankanın davaya konu eylemi öğrendiği andan itibaren vakit kaybetmeksizin gerekli işlemleri gerçekleştirdiğini, davalı firmanın tacir olduğunu, objektif özen ölçüsüne göre basiretli bir tacir gibi davranarak ileride doğması muhtemel zararları öngörmekle yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; somut olayda dava konusu havale tutarının alıcının bankası tarafından hesaba aktarıldığını, IBAN ile alıcı unvanı arasında eşleştirme yapılmamasının kusurunun alıcının bankasına ait olduğunu, davalı banka ile muhabir bankanın yalnızca davacının gösterdiği IBAN ve alıcı unvanına göre havale işlemini gerçekleştirdiğini, IBANunvan uyumunu denetlemek yükümlülüğünün alıcının bankasına ait olduğu, böyle bir denetim yapılmadığından kusurun alıcının bankasında bulunduğu, davalı banka ile alıcının bankası arasında yardımcılık ilişkisi olmadığı için davalının sorumlu tutulamayacağı, davacı tarafın IBAN ile alıcı unvanının uyumsuz olduğuna dair kanıt sunamadığı, Yargıtay 11. HDnin 19/12/2018...