MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/1/2022 NUMARASI : 2017/64 (E) - 2022/45 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, kazanın oluşumunda davacı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; kazanın, hükme esas alınan kusur raporunda belirtildiği biçimde gerçekleşmediğini, Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi raporunda kusur tespiti yapılırken yalnızca kaza tespit tutanağı ile karşı tarafın beyanlarının dikkate alındığını, kaza esnasında bayılarak hastaneye...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/513 KARAR NO : 2025/1526 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/1/2022 NUMARASI : 2017/64 (E) - 2022/45 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, kazanın oluşumunda davacı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; kazanın, hükme esas alınan kusur raporunda belirtildiği biçimde gerçekleşmediğini, Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi raporunda kusur tespiti yapılırken yalnızca kaza tespit tutanağı ile karşı tarafın beyanlarının dikkate alındığını, kaza esnasında bayılarak hastaneye kaldırılan müvekkilinin sağlık durumu ağır olmasaydı düzgün biçimde kolluğa ifade verebileceğini ve kaza tespit tutanağının da farklı biçimde düzenleneceğini, müvekkili yoğun bakımda iken yokluğunda yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, keşif talebinin reddedilmesi nedeniyle, tanığın dinlenmediğini, kazada ağır sakatlanan müvekkilinin %23 oranında malul kaldığını, kazanın gerçekleşme biçiminin açıklığa kavuşturulması için keşif yapılmasının zorunlu olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin 10/2/2022 gün ve 2022/45 sayılı kararıyla, kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.İstinaf dilekçesinin reddine ilişkin ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, HMK'nin 107'nci maddesine göre davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, maddi olayın hükümde esas alınan kusur raporunda belirtildiği şekilde gerçekleşmediğini, kaza tespit tutanağının düzenlenmesinde karşı tarafın beyanlarının dikkate alındığını, ağır yaralanan müvekkilinin olay yerinde bayılması nedeniyle cankurtaranla hastaneye kaldırıldığını, hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda çarpan kişinin müvekkili olduğunun belirtilmesine karşın, müvekkilinin diğer araç sürücüsünün direksiyonu birden üzerine kırarak kendi aracının arka tarafına çarptığını beyan ettiğini, mahkeme tarafından keşif kararı verilmesi durumunda bu olguya dair tanının keşif esnasında hazır edileceğini, maddi olayın gerçekleşme biçiminin açıklığa kavuşturulması için keşif yapılmasının zorunlu olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin 2017/64 (E) - 2022/45 (K) sayılı ek kararının kaldırılmasını, itirazların esas yönünden incelenerek nihai kararının kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355'inci maddesi uy...