Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ekinde sunduğu sözleşmeye ait parası ödenen ürünlerin kendisine teslim edilmediğini, sözleşmede geçen ürünlerin kendisine teslimini, yada değerinde hesaplanıp ödenen paranın masrafları ve değer kaybıyla birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafında ikame edilen iş bu dava için görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri değil tüketici mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davada davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu satış sözleşmelerine göre dava konusu üzerinde hak sahibi olmadığından davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki iddialarının tamamen soyut ve gerçek dışı...
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/305 KARAR NO : 2025/849
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2025 KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ekinde sunduğu sözleşmeye ait parası ödenen ürünlerin kendisine teslim edilmediğini, sözleşmede geçen ürünlerin kendisine teslimini, yada değerinde hesaplanıp ödenen paranın masrafları ve değer kaybıyla birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafında ikame edilen iş bu dava için görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri değil tüketici mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davada davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu satış sözleşmelerine göre dava konusu üzerinde hak sahibi olmadığından davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki iddialarının tamamen soyut ve gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket davacı tarafla herhangi bir sözleşme yahut protokol imzalamadığını, davacı iddiasını ispatlayacak hiçbir somut delil sunmadığını, satış sözleşmesinde alıcı tarafın ... isimli şirket olduğunu, bu sebeple herhangi bir alacak iddiasının söz konusu olamayacağını, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle ödemelerin ... isimli kişi tarafından herhangi bir açıklama yapılmaksızın gönderildiğinin görüldüğünü, ödemenin davacı adına veyahut da sözleşmenin tarafı ... ... adına yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığını, davacı tarafından arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı tarafından sözleşmeler, ihtarname ve banka dekontları delil olarak sunulmuştur. Dava, sözleşme kapsamında bedeli ödendiği ancak teslim edilmediği belirtilen mallar nedeniyle bedel iadesi ve zarara dair alacak istemine ilişkindir. Mahkememizin ... tarihli tensip zaptı ara kararı ile; "Davacıya 6325 sayılı Hukuk UyuşmazlıklarındaArabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süreye rağmen sunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına" karar verilerek davacıya ihtar edildiği ancak herhangi bir dilekçe ve arabuluculuk tutanağı da sunulmadığı anlaşılmıştır. HMK 115/1 maddesi gereğince mahkeme dava şartlarını her aşamada kendiliğinden araştırır. HMK115/2 maddesi gereğince de dava şartının eksikliği tespit edilirse davanın usulden reddi gerekir. 19.12.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun (7...