DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 Tarih ve 2020/3 Esas - 2023/6 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2018/104198 sayılı "..." ibareli markanın 35. sınıfta tescili için yapmış olduğu başvurunun, davalı şirketin "..." markalarına dayalı itirazı nedeniyle YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin kuruluş tarihi olan 18/2/2011 tarihinden itibaren "..." ibaresini kullandığını, bu ibarenin şirket kurucularının ad ve soyadlarının...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1662 - 2025/1926 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1662 KARAR NO : 2025/1926 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/01/2023 NUMARASI : 2020/3 E. - 2023/6 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 Tarih ve 2020/3 Esas - 2023/6 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2018/104198 sayılı "..." ibareli markanın 35. sınıfta tescili için yapmış olduğu başvurunun, davalı şirketin "..." markalarına dayalı itirazı nedeniyle YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin kuruluş tarihi olan 18/2/2011 tarihinden itibaren "..." ibaresini kullandığını, bu ibarenin şirket kurucularının ad ve soyadlarının ilk hecelerinin birleştirilmesi ile oluşturulmuş ayırt ediciliği yüksek orijinal bir kelime olduğunu, taraf markalarının hitap ettiği tüketici kitlesinin, konseptlerinin ve satmış oldukları ürünlerin markalarının tamamen farklı olduğunu, tescil sınıflarının benzer olmasının markaların benzer olduğu sonucunu doğurmayacağını ve müvekkilinin tercih edilme sebebinin satışa sunduğu dünyaca tanınan markalı ürünlerden kaynaklandığını ileri sürerek 2019-M-9402 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin ticaret unvanında da yer alan "..." ibaresinin müvekkili adına tescil edilen çok sayıda markanın esas unsurunu oluşturduğunu, 1964 yılından beri faaliyette olan müvekkilinin yazılı ve görsel medya başta olmak üzere, her türlü reklam aracı ile tanıtımını yaparak markasını tanınmış bir marka haline getirdiğini, "..." ibaresinin şirket ortaklarının isimlerinden ilham ile oluşturulmuş özgün bir marka olduğunu, davacı şirket tarafından tescili istenen "... + şekil " ibareli markanın bir benzerinin daha önceden reddedildiğini, markalar arasında güçlü düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, tek harf farkının dava konusu markayı tüketiciler nezdinde farklılaştırmadığını, markaların hedefinde bulunan tüketici kesiminin aynı olduğunu, müvekkilinin markası bütün mal ve hizmet sınıflarında tescilli olduğundan emtia benzerliği şartının gerçekleşmiş olup markaların tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ve müvekkilinin markasından haberdar olan davalı şirketin bu düzeyde benzer bir markayı tercih etmesi...