Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında 23.10.2018 tarihinde ...ne ilişkin bir yapım sözleşmesi ile bu sözleşmeye bağlı iki ek protokol imzalanmıştır. Sözleşme kapsamında davacı, 30.250.000,00 TL bedelle depo inşaatı işini üstlenmiş ve davalıya 3.000.000,00 TL tutarında kesin teminat mektubu vermiştir. Davacı, edimlerini sözleşmeye ve protokollere uygun şekilde yerine getirdiğini ve ayrıca ...in talebiyle sözleşme dışı ilave işler yaptığını, buna rağmen herhangi bir eksiklik veya kusur bildirilmeden teminat mektubunun haksız şekilde paraya çevrildiğini ileri sürmektedir. Davacının iddiasına göre teminatın gelir kaydedilmesi hukuka aykırı olup, eğer bir zarar mevcutsa bunun davalı tarafından somut ve objektif...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/526 KARAR NO : 2025/635
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 14/08/2023 KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında 23.10.2018 tarihinde ...ne ilişkin bir yapım sözleşmesi ile bu sözleşmeye bağlı iki ek protokol imzalanmıştır. Sözleşme kapsamında davacı, 30.250.000,00 TL bedelle depo inşaatı işini üstlenmiş ve davalıya 3.000.000,00 TL tutarında kesin teminat mektubu vermiştir. Davacı, edimlerini sözleşmeye ve protokollere uygun şekilde yerine getirdiğini ve ayrıca ...in talebiyle sözleşme dışı ilave işler yaptığını, buna rağmen herhangi bir eksiklik veya kusur bildirilmeden teminat mektubunun haksız şekilde paraya çevrildiğini ileri sürmektedir. Davacının iddiasına göre teminatın gelir kaydedilmesi hukuka aykırı olup, eğer bir zarar mevcutsa bunun davalı tarafından somut ve objektif biçimde ispatlanması gerekmektedir. Davacı, varsa kusur oranı dikkate alınarak bedelin mahsup edilmesini, kusur yoksa teminatın tamamının iadesini talep etmektedir. Arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlandığından eldeki dava açılmış, 6100 sayılı HMKnın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davada şimdilik 100.000 TLnin, teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde, davacı tarafından açılan davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin hukuki yarar unsurunu taşımadığı, çünkü teminat mektubunda belirtilen bedelin sabit ve belirlenebilir olduğu, dolayısıyla davanın usulden reddi gerektiği savunulmuştur. Esasa ilişkin olarak ise, davacı yüklenici ile imzalanan inşaat sözleşmesi kapsamında yüklenicinin işi zamanında ve ayıpsız teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, yapılan ihtarname ve geçici kabul tutanağıyla ayıplı ve eksik işlerin tespit edilerek davacıya bildirildiği, ancak bu eksikliklerin giderilmediği ve sözleşmenin 8.7.6. maddesi uyarınca müvekkil şirketin bu işleri üçüncü kişilere yaptırmak zorunda kaldığı, yapılan ödemelerin dava konusu teminat mektubunun nakde çevrilmesiyle karşılandığı belirtilmiştir. Davacının iddialarını destekleyen delil sunamadığı, sözleşmede teminat mektubunun iadesine ilişkin koşulların oluşmadığı, özellikle SGK ilişiksizlik yazısı ve yeminli mali müşavir raporunun sunulmadığı, ayrıca taşeronlara olan borçlardan dolayı müvekkil şirket aleyhine açılmış iki ayrı ipotek davasının bulunduğu, başka davaların da açılma riskinin devam ettiği, bu nedenle sözleşmenin 9.3.2. ve 9.3.3. maddeleri uyarınca teminat mektubunun iadesinin hukuken mümkün olmadığı ileri sürülmüştür. Davacı şirketin sözleşme hükümleri gereğince basiretli tacir olarak hareket etmesi gerektiği, ancak yükümlülüklerini yerine geti...