Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının borca ilişkin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının dava dışı borçlu şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğundan kefil olarak imzalamış olduğu sözleşmeye eşinin rızası da gerekmediğini, davalının diğer borçlu şirketteki hissesini devrettiği yönündeki itirazlarının da davalının kefil olarak sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından takibe konu alacaklara etki etmesinin söz konusu olmadığını, davalının faize ilişkin itirazının da haksız ve kötü niyetli olduğunu, yine davalının gerekçelendirmediği ve afaki beyanlara dayanan derdestlik itirazlarının da dikkate alınmasının mümkün olmadığını, taraflarınca huzurdaki takibe konu alacak kalemleri için başkaca takipler açılmamış olduğunu, davalı aleyhine %20 aşağı...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/643 Esas KARAR NO : 2025/492
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/10/2024 KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının borca ilişkin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının dava dışı borçlu şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğundan kefil olarak imzalamış olduğu sözleşmeye eşinin rızası da gerekmediğini, davalının diğer borçlu şirketteki hissesini devrettiği yönündeki itirazlarının da davalının kefil olarak sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından takibe konu alacaklara etki etmesinin söz konusu olmadığını, davalının faize ilişkin itirazının da haksız ve kötü niyetli olduğunu, yine davalının gerekçelendirmediği ve afaki beyanlara dayanan derdestlik itirazlarının da dikkate alınmasının mümkün olmadığını, taraflarınca huzurdaki takibe konu alacak kalemleri için başkaca takipler açılmamış olduğunu, davalı aleyhine %20 aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulü ile; davalının alacaklarını semeresiz bırakmak gayesiyle haksız ve kötüniyetli olarak yaptığı itirazın 558.197,26-TL yönünden iptali ve ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibin devamını, alacaklarının likit olduğunu, davalının itirazında haksız olduğundan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dilekçeleri ekinde sundukları Ticaret Sicil Gazetesi ve Şirket Pay Devri Sözleşmesinden de anlaşıldığı üzere müvekkilinin, kredi borçlusu ... firmasındaki hissesini 05.06.2024 tarihinde dava dışı üçüncü kişi ...'e devretmiş olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesinde her ne kadar o tarihte borçlu şirket ortağı olan müvekkilinin kefil olarak sorumluluğu gözükmekte ise de pay devrinin yapıldığı 05.06.2024 tarihinden itibaren müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu bilgiler çerçevesinde pay devrinin yapıldığı 05.06.2024 tarihinden başlayarak takip tarihi olan 03.09.2024 tarihine kadar ve bu tarihten sonra işleyecek faiz ve diğer giderlerden müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, dava dilekçesinde her ne kadar takip çıkışı olan 558.197-TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş ise de yukarıda belirtilen gerekçelerin de hüküm esnasında göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava konusu takipte %120 oranına varan gecikme faizi talep edilmiş olup fahiş ve yasal sınırların üzerindeki faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, ayrıca hesap kat ihtarnamesinin kefil olarak müvekkiline de tebliğ edildiğini gösteren ispat delili sunulmamış olup bu hususun da hüküm esnasında göz önünde bulun...